<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Yelken Dünyası - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.yelkendunyasi.net/</link>
		<description><![CDATA[Yelken Dünyası - http://www.yelkendunyasi.net]]></description>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 08:04:43 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[ŞİŞME BAOT]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=405</link>
			<pubDate>Wed, 14 Apr 2010 15:10:00 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=405</guid>
			<description><![CDATA[SIFIR 3.20 BOAYUNDA AHŞAP TABANLI ŞİŞME BOAT. FİYAT: 1.250 TL<br />
SİTEYE RESİMLERİ YÜKLEYEMEDİM GÖRMEK İSTENDİĞİ TAKDİRDE MAİL OLARAK YOLLARIM.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[SIFIR 3.20 BOAYUNDA AHŞAP TABANLI ŞİŞME BOAT. FİYAT: 1.250 TL<br />
SİTEYE RESİMLERİ YÜKLEYEMEDİM GÖRMEK İSTENDİĞİ TAKDİRDE MAİL OLARAK YOLLARIM.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[tanışma]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=404</link>
			<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 17:28:25 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=404</guid>
			<description><![CDATA[merhaba değerli arkadaşlar. aranıza son katılan kişi olarak herkesi saygıyla selamlıyorum]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[merhaba değerli arkadaşlar. aranıza son katılan kişi olarak herkesi saygıyla selamlıyorum]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ÖZGÜRCE YAZMAK MI?]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=403</link>
			<pubDate>Sat, 19 Sep 2009 21:05:25 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=403</guid>
			<description><![CDATA[Ayen böyle demişler konu başlığında, "özgürce deniz hakkında"... duygularınızı.... yazın. Kolaydı! pöh! Önce özgür olmak gerekir değil mi bunun için?<br />
Eğer bir binanın 11. katında, bir sürü dosyanın arasına gömüldüyseniz, ve eğer  içine gömüldüğünüz ticari defterlerden, aslında müvekkilinizin pek haklı ve pek muhterem olduğunu, kendinize değil, başkalarına gösterdiğinizde siz başarılı addolunuyorsanız, iyi ve ahlaklı olmayı başardığınız için değil, sırf Türk Ticaret Kanunun  bilmem kaçıncı maddesine göre karşı tarafınızın sevk ırsalıyelerindeki eksikliklerin alacağı olmadığı anlamına geldiğine, 3 tane pek itibarlı duran zata anlatabildiğinizde değerli olabiliyorsanız, işin en kötü tarafı, bu halin ne kadar korkunç olduğunun farkında iseniz, nasıl özgürce yazabilirsiniz ki... Oysa yalnızca bir kaç hafta önce, ırgatınız bozulmuştu. Eşiniz  tekneyi azıcık da olsa rölantide ileri alma önerinizi red etmişti, korkuyordu çünkü. Siz, incecik kollarınızla, dibine kadar balçığa gömülmüş 25 kiloluk demiri, 8'lik 60 metre zincire, 8,5 tonluk tekneye karşın çekebilmiş, yardım edemediğinden dolayı eşinize hiç kızmamıştınız bile. Tam tersi üzüntüsünü görmüş, yanağını okşamış, "hadi gidelim" demiştiniz. Başarınız veya başarısızlığınız yoktu, yapmıştınız ya da yapamamıştınız. Hepsi buydu. Özgürdünüz ve o zaman olsaydı, buraya bakın neler yazardım ben... Gökteki yıldızlar olmazdı yazdığım. Teknenin-benim olmayan- yalpasını, havanın bilmem kaç esmesini, 109 derecede seyir yaptığımı filan hiç yazmazdım hele...  Yalnızca,yalnızca yeniden söylüyorum yalnızca, mutluyum derdim. Özgürce mutluyum. Başkalarına kazandırdıklarım yüzünden değil, çünkü yoruldum bundan,edindiğim paradan değil-zaten çok yok lanet olasıca- kendim için, kendimiz için birşeyler yaptığım için mutluyum ve özgürüm. O zaman yazardım bu güzel sitenin sahibi... O zaman daha neler olurdu... çok şey... teknede sevişilmezmiş... umurumda mı? Eşim, çocuklarım hepimiz... hepimiz, hepimiz,  en küçüğümüz 9 yaşında, onun kadardık ya... 9 yaşında sevişilmez zaten. Ama o kadar çocuk olmuştuk... Anlatırım sonra, daha çook anlatırım. Şimdi içme saati. "Yine denizlere dönmeliyim"]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ayen böyle demişler konu başlığında, "özgürce deniz hakkında"... duygularınızı.... yazın. Kolaydı! pöh! Önce özgür olmak gerekir değil mi bunun için?<br />
Eğer bir binanın 11. katında, bir sürü dosyanın arasına gömüldüyseniz, ve eğer  içine gömüldüğünüz ticari defterlerden, aslında müvekkilinizin pek haklı ve pek muhterem olduğunu, kendinize değil, başkalarına gösterdiğinizde siz başarılı addolunuyorsanız, iyi ve ahlaklı olmayı başardığınız için değil, sırf Türk Ticaret Kanunun  bilmem kaçıncı maddesine göre karşı tarafınızın sevk ırsalıyelerindeki eksikliklerin alacağı olmadığı anlamına geldiğine, 3 tane pek itibarlı duran zata anlatabildiğinizde değerli olabiliyorsanız, işin en kötü tarafı, bu halin ne kadar korkunç olduğunun farkında iseniz, nasıl özgürce yazabilirsiniz ki... Oysa yalnızca bir kaç hafta önce, ırgatınız bozulmuştu. Eşiniz  tekneyi azıcık da olsa rölantide ileri alma önerinizi red etmişti, korkuyordu çünkü. Siz, incecik kollarınızla, dibine kadar balçığa gömülmüş 25 kiloluk demiri, 8'lik 60 metre zincire, 8,5 tonluk tekneye karşın çekebilmiş, yardım edemediğinden dolayı eşinize hiç kızmamıştınız bile. Tam tersi üzüntüsünü görmüş, yanağını okşamış, "hadi gidelim" demiştiniz. Başarınız veya başarısızlığınız yoktu, yapmıştınız ya da yapamamıştınız. Hepsi buydu. Özgürdünüz ve o zaman olsaydı, buraya bakın neler yazardım ben... Gökteki yıldızlar olmazdı yazdığım. Teknenin-benim olmayan- yalpasını, havanın bilmem kaç esmesini, 109 derecede seyir yaptığımı filan hiç yazmazdım hele...  Yalnızca,yalnızca yeniden söylüyorum yalnızca, mutluyum derdim. Özgürce mutluyum. Başkalarına kazandırdıklarım yüzünden değil, çünkü yoruldum bundan,edindiğim paradan değil-zaten çok yok lanet olasıca- kendim için, kendimiz için birşeyler yaptığım için mutluyum ve özgürüm. O zaman yazardım bu güzel sitenin sahibi... O zaman daha neler olurdu... çok şey... teknede sevişilmezmiş... umurumda mı? Eşim, çocuklarım hepimiz... hepimiz, hepimiz,  en küçüğümüz 9 yaşında, onun kadardık ya... 9 yaşında sevişilmez zaten. Ama o kadar çocuk olmuştuk... Anlatırım sonra, daha çook anlatırım. Şimdi içme saati. "Yine denizlere dönmeliyim"]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Amator Denizcilik Belgesi]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=402</link>
			<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 12:20:18 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=402</guid>
			<description><![CDATA[Merhaba, <br />
<br />
Foruma yeni uye oldum ve yelken kullanimi konularini takip ediyorum.(benim icin cok faydali bilgiler, cok tesekkur ediyorum)<br />
ADF pdf lerini okudum ama emin olamadim. 7 mt  boyunda, 9.9 hp motoruyla bir yelkenli katamarani kullanmak icin ADB belgesine ihtiyac var mi ? ( 10 hp nin altinda motorlar icin ADB istenmez yaziyor)<br />
<br />
Bunun disinda Faturasi ve otb si olan bir tekne icin Turkiye sinirlarinin disina cikabilmek mumkun mu? Ayri bir belge yada isleme gerek var mi ?<br />
<br />
Tesekkurler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Merhaba, <br />
<br />
Foruma yeni uye oldum ve yelken kullanimi konularini takip ediyorum.(benim icin cok faydali bilgiler, cok tesekkur ediyorum)<br />
ADF pdf lerini okudum ama emin olamadim. 7 mt  boyunda, 9.9 hp motoruyla bir yelkenli katamarani kullanmak icin ADB belgesine ihtiyac var mi ? ( 10 hp nin altinda motorlar icin ADB istenmez yaziyor)<br />
<br />
Bunun disinda Faturasi ve otb si olan bir tekne icin Turkiye sinirlarinin disina cikabilmek mumkun mu? Ayri bir belge yada isleme gerek var mi ?<br />
<br />
Tesekkurler]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[1 Eylül 2009, Tarrafal'da]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=401</link>
			<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 10:31:15 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=401</guid>
			<description><![CDATA[Birkaç gündür hava çok sıcak. Rüzgâr da esmediğinden sıcak daha çok hissediliyor. Botla karaya çıkana kadar sırılsıklam oluyoruz. Kürekleri çeken daha çok terliyor. Botu kısa bir mendireğin koruduğu limanın güneyindeki rampaya çekiyoruz.<br />
<br />
Kasabanın sokakları kesme taş kaplı. Asfalt yok. "Delegaçao Maritima", yani liman başkanlığı ortasında cılız ağaçlar bulunan genişçe bir caddenin üzerinde. Masadaki polis memurunun uzattığı tek yapraktan oluşan bir formu doldurunca liman girişimiz yapılmış oldu.<br />
<br />
Cape Verde'ye tekneleriyle gelenlere büyük kolaylık gösteriliyor. Bürokrasi en alt seviyede. Bugüne kadar gittiğim yabancı ülkeler içinde, en kolay giriş yaptığım yer burası oldu.<br />
<br />
Palmeria'daki pasaport bürosuna girdiğimizde, içerdeki iki polis memuru televizyonda maç seyrediyordu. Birisi sandalyesinde kaykılmış, ayaklarını önündeki masaya uzatmıştı. İçeri biz girince istifini bozmadı. Diğeri pasaportlarımızı alıp, yüzümüze dahi bakmadan boş bulduğu ilk sayfayı damgaladı. Pasaportları geri verirken bir gözü hâlâ televizyondaki maçtaydı. Ülkeye girişimizin yapılması iki dakika dahi sürmemişti. Çok güzel bir şey, ama insan biraz hayal kırıklığına uğruyor. Tâ o kadar yoldan geldik, hiç olmazsa birkaç soru sorsalardı, diye aklından geçiriyor!<br />
<br />
Sahil boyundaki sevimsiz evlerin önünden yürürken, diğerlerinden farklı bir ev dikkatimizi çekti. Denize bakan geniş cepheli, mavi boyalı, tek katlı büyük bir ev&#8230; Bakımlı bahçesi muz ve meyve ağaçlarıyla kaplı&#8230; Önüne son model bir cip park etmiş. Biz evi seyrederken, köşedeki kadınlarla konuşan bir adam yanımıza geldi. Evin sahibiymiş, adı Antonio. Çok akıcı bir İngilizcesi var. Konuşurken bir yandan da ağzından buram buram alkol kokusu geliyor. Kibrit çaksan tutuşacak türden. Uzun yıllar Finlandiya'da çalışmış. Emekli olunca memleketine gelip bu evi yapmış. Sonra da kendinden 38 yaş küçük bir hanımla evlenmiş.<br />
<br />
Antonio bizi evine davet etti. Denize nazır verandaya oturunca masaya bir şişe 'Grogue' geldi. Grogue Cape Verde Adaları'nın milli içkisi. Şeker kamışından yapılan yüksek alkollü bir tür rom. Yerlilerin çoğu içmeye sabahtan başlıyor. Bakkallarda dahi minik bardaklar içinde satılıyor. Gelip geçerken bir bardak yuvarlayıp yollarına devam ediyorlar.<br />
<br />
Antonio masadaki yüksük bardaklardan birini doldurup uzattı. Ben gündüz ağzıma koymam, üstelik öğlen sıcağı bastırmış hava yanıyor. Ancak ev sahibinin ikramını geri çevirmek de yakışık almaz. O minicik bardağı içince içim de dışım gibi yanmaya başladı. Biz içerken Antonio'nun zarif eşi Elisa bahçesindeki 'aloe vera' lardan birini kökleyip Sibel'e hediye etti. Ne zamandır, bu her derde deva bitkiden almak istiyorduk. Tekneye dönünce boş bir kaba dikeriz.<br />
<br />
Not: Gelen mektuplarda siteye daha çok fotoğraf yollamamız isteniyor. Bunu ben de istiyorum. Ancak adalardan fotoğraf yollamak çok zor... Çünkü internet her yerde yok. Olan yerlerde de hızı oldukça yavaş.<br />
<br />
Dün bir röportaj için mutlaka fotoğraf yollamam gerekiyordu. Gönderene kadar akla karayı seçtim. Günün yarısını kasabanın yegâne internet kahvesinde, ekran başında geçirdim.<br />
<br />
Gene de ilk fırsatta siteye fotoğraf yollayacağım. Bu yazıları SSB radyomuz aracılığı ile sailmail üzerinden yolluyorum. Allahtan bu sistemi kurmuşuz.<br />
<br />
<br />
Kaynak ; osmanatasoy.net]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Birkaç gündür hava çok sıcak. Rüzgâr da esmediğinden sıcak daha çok hissediliyor. Botla karaya çıkana kadar sırılsıklam oluyoruz. Kürekleri çeken daha çok terliyor. Botu kısa bir mendireğin koruduğu limanın güneyindeki rampaya çekiyoruz.<br />
<br />
Kasabanın sokakları kesme taş kaplı. Asfalt yok. "Delegaçao Maritima", yani liman başkanlığı ortasında cılız ağaçlar bulunan genişçe bir caddenin üzerinde. Masadaki polis memurunun uzattığı tek yapraktan oluşan bir formu doldurunca liman girişimiz yapılmış oldu.<br />
<br />
Cape Verde'ye tekneleriyle gelenlere büyük kolaylık gösteriliyor. Bürokrasi en alt seviyede. Bugüne kadar gittiğim yabancı ülkeler içinde, en kolay giriş yaptığım yer burası oldu.<br />
<br />
Palmeria'daki pasaport bürosuna girdiğimizde, içerdeki iki polis memuru televizyonda maç seyrediyordu. Birisi sandalyesinde kaykılmış, ayaklarını önündeki masaya uzatmıştı. İçeri biz girince istifini bozmadı. Diğeri pasaportlarımızı alıp, yüzümüze dahi bakmadan boş bulduğu ilk sayfayı damgaladı. Pasaportları geri verirken bir gözü hâlâ televizyondaki maçtaydı. Ülkeye girişimizin yapılması iki dakika dahi sürmemişti. Çok güzel bir şey, ama insan biraz hayal kırıklığına uğruyor. Tâ o kadar yoldan geldik, hiç olmazsa birkaç soru sorsalardı, diye aklından geçiriyor!<br />
<br />
Sahil boyundaki sevimsiz evlerin önünden yürürken, diğerlerinden farklı bir ev dikkatimizi çekti. Denize bakan geniş cepheli, mavi boyalı, tek katlı büyük bir ev&#8230; Bakımlı bahçesi muz ve meyve ağaçlarıyla kaplı&#8230; Önüne son model bir cip park etmiş. Biz evi seyrederken, köşedeki kadınlarla konuşan bir adam yanımıza geldi. Evin sahibiymiş, adı Antonio. Çok akıcı bir İngilizcesi var. Konuşurken bir yandan da ağzından buram buram alkol kokusu geliyor. Kibrit çaksan tutuşacak türden. Uzun yıllar Finlandiya'da çalışmış. Emekli olunca memleketine gelip bu evi yapmış. Sonra da kendinden 38 yaş küçük bir hanımla evlenmiş.<br />
<br />
Antonio bizi evine davet etti. Denize nazır verandaya oturunca masaya bir şişe 'Grogue' geldi. Grogue Cape Verde Adaları'nın milli içkisi. Şeker kamışından yapılan yüksek alkollü bir tür rom. Yerlilerin çoğu içmeye sabahtan başlıyor. Bakkallarda dahi minik bardaklar içinde satılıyor. Gelip geçerken bir bardak yuvarlayıp yollarına devam ediyorlar.<br />
<br />
Antonio masadaki yüksük bardaklardan birini doldurup uzattı. Ben gündüz ağzıma koymam, üstelik öğlen sıcağı bastırmış hava yanıyor. Ancak ev sahibinin ikramını geri çevirmek de yakışık almaz. O minicik bardağı içince içim de dışım gibi yanmaya başladı. Biz içerken Antonio'nun zarif eşi Elisa bahçesindeki 'aloe vera' lardan birini kökleyip Sibel'e hediye etti. Ne zamandır, bu her derde deva bitkiden almak istiyorduk. Tekneye dönünce boş bir kaba dikeriz.<br />
<br />
Not: Gelen mektuplarda siteye daha çok fotoğraf yollamamız isteniyor. Bunu ben de istiyorum. Ancak adalardan fotoğraf yollamak çok zor... Çünkü internet her yerde yok. Olan yerlerde de hızı oldukça yavaş.<br />
<br />
Dün bir röportaj için mutlaka fotoğraf yollamam gerekiyordu. Gönderene kadar akla karayı seçtim. Günün yarısını kasabanın yegâne internet kahvesinde, ekran başında geçirdim.<br />
<br />
Gene de ilk fırsatta siteye fotoğraf yollayacağım. Bu yazıları SSB radyomuz aracılığı ile sailmail üzerinden yolluyorum. Allahtan bu sistemi kurmuşuz.<br />
<br />
<br />
Kaynak ; osmanatasoy.net]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yelkenle saatte 100 km hız]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=400</link>
			<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 10:28:06 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=400</guid>
			<description><![CDATA[İstanbul Europa Race için ilk kez İstanbul&#8217;a gelen IMOCA 60&#8217;lar meraklı yelkenseverlerin ilgi odağı oldu. Bu &#8220;hız&#8221; makineleri Milliyet Gazetesi yazarlarından Güneri Civaoğlu&#8217;nun da ilgisini çekti. <br />
<br />
Türkiye&#8217;nin ilk yat dergisini çıkartan Civaoğlu o günleri geride bıraktı bırakmasına da, bu onun Groupe Bel&#8217;in kaptanı Kito de Pavant&#8217;la konuşmasına engel değildi elbette&#8230; <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Yarıştan bir gün önce Ortaköy Four Seasons Hotel&#8217;de o sordu, kah ekip üyeleri, kah Pavant cevapladı&#8230; Güneri Civaoğlu daha sonra da bu söyleşiyi Milliyet Gazetesi&#8217;ndeki &#8220;Pazar Kahvesi&#8221; köşesine taşıdı. <br />
<br />
Sizleri Civaoğlu&#8217;nun satırları ile baş başa bırakıyoruz&#8230;<br />
<br />
<br />
<br />
FAZLA DEĞİL 15-20 BİN EURO AYLIK ALIYORLAR <br />
<br />
İstanbul Europa Race start almadan  bir gece önce dünyanın sayılı yelkencileriyle yemekteydim.<br />
Onlar yılda en az bir kez Atlantik Okyanusu&#8217;nu yelkenle geçiyor.<br />
Çoğu, dünya turu yarışlarına da katılıyor.<br />
<br />
Masamızdaki Sebastian Audigane, dünya yelkenle sürat rekoruna sahip.<br />
Atlantik&#8217;i saatte ortalama 100 km hızla geçmiş.<br />
Ortalamanın 100 km olması için rüzgârın kesildiği süreçler olduğu dikkate alınırsa, zaman zaman saatte 100 km&#8217;yi hayli aşan hız yapmış olması gerekir.<br />
<br />
Uzun boylu, dirhem yağsız çelik tel gibi bir adam.<br />
Onlarla sohbet keyifli.<br />
Denizcilik çok para kazandırıyor mu?<br />
Gülüyorlar.<br />
<br />
&#8220;Futbolcu, tenisçi, boksör gibi kazanmıyoruz. Birincilik ödülü 150 bin euro olan yarışların yanı sıra sponsor firmalardan aldığımız 15-20 bin euro aylık...&#8221;<br />
<br />
Ama...<br />
Bu kadar paraya karşılık gerçekten katlanılması zor bir yaşam tarzı...<br />
<br />
<br />
Tek başlarına yelkenle çıktıkları yarışlarda 3 ay denizdeler. Dalgalarla boğuşuyorlar.<br />
<br />
<br />
<br />
İÇKİ İÇMİYORLAR<br />
<br />
İlk  2-3 gün dışında taze meyve sebze yok. Hepsi dondurulmuş.<br />
Bol vitamin alıyorlar.<br />
Vücutlarının biyolojik ritmini bozmamak için içki içmiyorlar.<br />
<br />
Dalgalar biraz yumuşadığında dümeni otomatik pilota bağlayıp birkaç saat uyuyorlar.<br />
Hastalansalar, teknede arıza olsa, bir yardım gelmesi bazen günler sürebilir.<br />
Atlantik&#8217;in ortasında helikopterlerle izlenecek değiller ya...<br />
<br />
Örneğin...<br />
<br />
Masamızdaki Bel Tchiz ekibinden Kito de Pavant&#8217;ın son Atlantik geçme yarışının daha 2. gününde yelken direği kırılmış. O haliyle Atlantik&#8217;i bazen motor çalıştırarak ama asıl küçük fırtına yelkenini basarak gene de aşabilmiş.<br />
<br />
Evli, 5 çocuğu var.<br />
Bir de aldığı riske bakın...<br />
Ama onların hepsi tuzlu suyun ve rüzgârın âşıkları...<br />
<br />
Ekibin başındaki Kito de Pavant, adı ve soyadı arasındaki &#8220;de&#8221;nin de gösterdiği gibi mavi kanlı denen asil aileden geliyormuş.<br />
<br />
Büyük büyük büyük dedesi Fransa Kralı IV. Henry&#8217;nin şaraplarını seçermiş.<br />
Elbette bu çok onur verici ve özel bir görev.<br />
Kralın şarap kavını yönetmek ne demek...<br />
Takıldım...<br />
<br />
&#8220;Benim de büyük büyük büyük dedem de Muhteşem Süleyman&#8217;ın rakılarını seçermiş...&#8221;<br />
Kahkahayı patlattı.<br />
<br />
<br />
DENİZKIZIYLA AŞK<br />
<br />
Nelere gülmüyorlar ki...  Sözgelişi...<br />
<br />
Ekibiyle birlikte gümüş madalya almak için sahneye çıktı. Arkadaşlarını tanıtırken her biri için espriler yapıyordu...<br />
<br />
Fakat bunlar, belki de Bakan masası nedeniyle tercümeyi yapan tarafından sansürleniyordu.<br />
Örneğin...<br />
Teknede her işi yükledikleri arkadaşı için &#8220;bu da bizim ekibin deniz hayvanı&#8221; diyordu.<br />
<br />
&#8220;Taze sebze-meyve yok... İçki yok... Ya denizde aylar kadınsız nasıl geçiyor?&#8221;<br />
Cevap:<br />
&#8220;Denizkızları var ya...&#8221;<br />
Sonra devam ediyor:<br />
<br />
&#8220;Onlar kesmese ilk limandakilere hücum...&#8221;<br />
<br />
Yarışa katılan bütün tekneler, göründüklerinden hayli pahalı.<br />
Tekneler genellikle yelkenli yarışlarında iddialı Yeni Zelanda&#8217;da inşa ediliyor.<br />
Karbon gövdeleri, çelikten sert ve dayanıklı, alüminyumdan hafif.<br />
Gene de içine ağırlık yapmaması için vazgeçilmez olanların dışında hiçbir şey konulmuyor.<br />
<br />
Su şişeleri ağır basar diye her teknenin deniz suyundan tatlı su üreten küçük ve hafif özel aygıtları var.<br />
Yani...<br />
İçtikleri su da tatsız bir şey...<br />
<br />
Her ekibin özel yelken tasarımcıları var.<br />
Rüzgâra ve özellikle bulunulan coğrafyadaki hava yoğunluğuna göre yelken değiştiriyorlar.<br />
<br />
<br />
Kaynak: <br />
Güneri Civaoğlu<br />
Milliyet Gazetesi<br />
30 Ağustos Pazar]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İstanbul Europa Race için ilk kez İstanbul&#8217;a gelen IMOCA 60&#8217;lar meraklı yelkenseverlerin ilgi odağı oldu. Bu &#8220;hız&#8221; makineleri Milliyet Gazetesi yazarlarından Güneri Civaoğlu&#8217;nun da ilgisini çekti. <br />
<br />
Türkiye&#8217;nin ilk yat dergisini çıkartan Civaoğlu o günleri geride bıraktı bırakmasına da, bu onun Groupe Bel&#8217;in kaptanı Kito de Pavant&#8217;la konuşmasına engel değildi elbette&#8230; <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Yarıştan bir gün önce Ortaköy Four Seasons Hotel&#8217;de o sordu, kah ekip üyeleri, kah Pavant cevapladı&#8230; Güneri Civaoğlu daha sonra da bu söyleşiyi Milliyet Gazetesi&#8217;ndeki &#8220;Pazar Kahvesi&#8221; köşesine taşıdı. <br />
<br />
Sizleri Civaoğlu&#8217;nun satırları ile baş başa bırakıyoruz&#8230;<br />
<br />
<br />
<br />
FAZLA DEĞİL 15-20 BİN EURO AYLIK ALIYORLAR <br />
<br />
İstanbul Europa Race start almadan  bir gece önce dünyanın sayılı yelkencileriyle yemekteydim.<br />
Onlar yılda en az bir kez Atlantik Okyanusu&#8217;nu yelkenle geçiyor.<br />
Çoğu, dünya turu yarışlarına da katılıyor.<br />
<br />
Masamızdaki Sebastian Audigane, dünya yelkenle sürat rekoruna sahip.<br />
Atlantik&#8217;i saatte ortalama 100 km hızla geçmiş.<br />
Ortalamanın 100 km olması için rüzgârın kesildiği süreçler olduğu dikkate alınırsa, zaman zaman saatte 100 km&#8217;yi hayli aşan hız yapmış olması gerekir.<br />
<br />
Uzun boylu, dirhem yağsız çelik tel gibi bir adam.<br />
Onlarla sohbet keyifli.<br />
Denizcilik çok para kazandırıyor mu?<br />
Gülüyorlar.<br />
<br />
&#8220;Futbolcu, tenisçi, boksör gibi kazanmıyoruz. Birincilik ödülü 150 bin euro olan yarışların yanı sıra sponsor firmalardan aldığımız 15-20 bin euro aylık...&#8221;<br />
<br />
Ama...<br />
Bu kadar paraya karşılık gerçekten katlanılması zor bir yaşam tarzı...<br />
<br />
<br />
Tek başlarına yelkenle çıktıkları yarışlarda 3 ay denizdeler. Dalgalarla boğuşuyorlar.<br />
<br />
<br />
<br />
İÇKİ İÇMİYORLAR<br />
<br />
İlk  2-3 gün dışında taze meyve sebze yok. Hepsi dondurulmuş.<br />
Bol vitamin alıyorlar.<br />
Vücutlarının biyolojik ritmini bozmamak için içki içmiyorlar.<br />
<br />
Dalgalar biraz yumuşadığında dümeni otomatik pilota bağlayıp birkaç saat uyuyorlar.<br />
Hastalansalar, teknede arıza olsa, bir yardım gelmesi bazen günler sürebilir.<br />
Atlantik&#8217;in ortasında helikopterlerle izlenecek değiller ya...<br />
<br />
Örneğin...<br />
<br />
Masamızdaki Bel Tchiz ekibinden Kito de Pavant&#8217;ın son Atlantik geçme yarışının daha 2. gününde yelken direği kırılmış. O haliyle Atlantik&#8217;i bazen motor çalıştırarak ama asıl küçük fırtına yelkenini basarak gene de aşabilmiş.<br />
<br />
Evli, 5 çocuğu var.<br />
Bir de aldığı riske bakın...<br />
Ama onların hepsi tuzlu suyun ve rüzgârın âşıkları...<br />
<br />
Ekibin başındaki Kito de Pavant, adı ve soyadı arasındaki &#8220;de&#8221;nin de gösterdiği gibi mavi kanlı denen asil aileden geliyormuş.<br />
<br />
Büyük büyük büyük dedesi Fransa Kralı IV. Henry&#8217;nin şaraplarını seçermiş.<br />
Elbette bu çok onur verici ve özel bir görev.<br />
Kralın şarap kavını yönetmek ne demek...<br />
Takıldım...<br />
<br />
&#8220;Benim de büyük büyük büyük dedem de Muhteşem Süleyman&#8217;ın rakılarını seçermiş...&#8221;<br />
Kahkahayı patlattı.<br />
<br />
<br />
DENİZKIZIYLA AŞK<br />
<br />
Nelere gülmüyorlar ki...  Sözgelişi...<br />
<br />
Ekibiyle birlikte gümüş madalya almak için sahneye çıktı. Arkadaşlarını tanıtırken her biri için espriler yapıyordu...<br />
<br />
Fakat bunlar, belki de Bakan masası nedeniyle tercümeyi yapan tarafından sansürleniyordu.<br />
Örneğin...<br />
Teknede her işi yükledikleri arkadaşı için &#8220;bu da bizim ekibin deniz hayvanı&#8221; diyordu.<br />
<br />
&#8220;Taze sebze-meyve yok... İçki yok... Ya denizde aylar kadınsız nasıl geçiyor?&#8221;<br />
Cevap:<br />
&#8220;Denizkızları var ya...&#8221;<br />
Sonra devam ediyor:<br />
<br />
&#8220;Onlar kesmese ilk limandakilere hücum...&#8221;<br />
<br />
Yarışa katılan bütün tekneler, göründüklerinden hayli pahalı.<br />
Tekneler genellikle yelkenli yarışlarında iddialı Yeni Zelanda&#8217;da inşa ediliyor.<br />
Karbon gövdeleri, çelikten sert ve dayanıklı, alüminyumdan hafif.<br />
Gene de içine ağırlık yapmaması için vazgeçilmez olanların dışında hiçbir şey konulmuyor.<br />
<br />
Su şişeleri ağır basar diye her teknenin deniz suyundan tatlı su üreten küçük ve hafif özel aygıtları var.<br />
Yani...<br />
İçtikleri su da tatsız bir şey...<br />
<br />
Her ekibin özel yelken tasarımcıları var.<br />
Rüzgâra ve özellikle bulunulan coğrafyadaki hava yoğunluğuna göre yelken değiştiriyorlar.<br />
<br />
<br />
Kaynak: <br />
Güneri Civaoğlu<br />
Milliyet Gazetesi<br />
30 Ağustos Pazar]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Finn Avrupa Şampiyonası tamamlandı]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=399</link>
			<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 10:27:20 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=399</guid>
			<description><![CDATA[Finn Avrupa Şampiyonası 21-29 Ağustos 2009 tarihleri arasında Bulgaristan&#8217;ın Varna kentinde gerçeklesti. <br />
<br />
75 sporcunun mücadele ettiği yarışlar 6 gün sürdü. Rüzgarın oldukca hafif olması gerek sporculara, gerek hakemlere oldukça  zor anlar yaşattı. Şampiyonaya Türkiye&#8217;den Alican Kaynar ile Efe Kuyumcu katıldı. <br />
<br />
<br />
<br />
Havanın yokluğu yüzüden madalya yarışı ve final karşılaşmaları yapılamadı. Böylece seri, gerçekleşen 10 yarış üzerinden değerlendirildi.<br />
<br />
<br />
<br />
Finn Avrupa Şampiyonası&#8217;nda Türk Milli Takımı 2 sporcu ile yer aldı. <br />
<br />
Laser Standard sınıfindan bu sezon Finn sınıfina geçen Alican Kaynar (FB) şampiyonayı 47. sırada tamamladı. Uzun bir aradan sonra yeniden centerboard&#8217;a donen Efe Kuyumcu (CYK) da genel sıralamada 60. oldu.<br />
<br />
<br />
<br />
Bu kadar önemli bir yarışta, elde ettikleri sonuçlardan memnun olduklarını belirten sporcularımız, temsil ettikleri sınıfta üst derecelere çıkmak için daha çok çalışacaklarını belirtti. <br />
<br />
Alican Kaynar ve Efe Kuyumcu, 2010 sezonunda daha başarılı yarışlar çıkartacaklarına söz verdi. <br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Finn Avrupa Şampiyonası 21-29 Ağustos 2009 tarihleri arasında Bulgaristan&#8217;ın Varna kentinde gerçeklesti. <br />
<br />
75 sporcunun mücadele ettiği yarışlar 6 gün sürdü. Rüzgarın oldukca hafif olması gerek sporculara, gerek hakemlere oldukça  zor anlar yaşattı. Şampiyonaya Türkiye&#8217;den Alican Kaynar ile Efe Kuyumcu katıldı. <br />
<br />
<br />
<br />
Havanın yokluğu yüzüden madalya yarışı ve final karşılaşmaları yapılamadı. Böylece seri, gerçekleşen 10 yarış üzerinden değerlendirildi.<br />
<br />
<br />
<br />
Finn Avrupa Şampiyonası&#8217;nda Türk Milli Takımı 2 sporcu ile yer aldı. <br />
<br />
Laser Standard sınıfindan bu sezon Finn sınıfina geçen Alican Kaynar (FB) şampiyonayı 47. sırada tamamladı. Uzun bir aradan sonra yeniden centerboard&#8217;a donen Efe Kuyumcu (CYK) da genel sıralamada 60. oldu.<br />
<br />
<br />
<br />
Bu kadar önemli bir yarışta, elde ettikleri sonuçlardan memnun olduklarını belirten sporcularımız, temsil ettikleri sınıfta üst derecelere çıkmak için daha çok çalışacaklarını belirtti. <br />
<br />
Alican Kaynar ve Efe Kuyumcu, 2010 sezonunda daha başarılı yarışlar çıkartacaklarına söz verdi. <br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Moda Deniz Kulübü Kupası&#8217;nın son yarışı]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=398</link>
			<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 10:26:40 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=398</guid>
			<description><![CDATA[Üç yarıştan oluşan Denizbank-TAYK Trofesi Moda Deniz Kulübü yat yarışlarının üçüncü ve son karşılaşması 5 Eylül Cumartesi günü olacak. <br />
<br />
Moda-Fenerbahçe parkurunda &#8220;şamandıra yarışı&#8221; şeklinde gerçekleşecek mücadele saat 11.00&#8217;da IRC1&#8217;lere verilecek  startla başlayacak. Onları 5&#8217;er dakikalık aralarla IRC2&#8217;lerle IRC3-4-5 ve Destek sınıfı izleyecek.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Moda Deniz Kulübü&#8217;nün son yarışı &#8220;Sosis Rota&#8221;. Ancak hava koşulları elvermediği takdirde Yarış Komitesi Moda-Adalar parkurunda &#8220;Coğrafi&#8221; rotalı alternatif bir yarışa geçebilecek.<br />
<br />
5 Eylül Cumartesi günü ilk start saat 11.00&#8217;da IRC1 grubuna Moda Deniz Kulübü&#8217;nden Fenerbahçe yönüne atılmış iki şamandıra arasındaki hatta &#8220;genel Güneybatı&#8221; yönüne verilecek.  IRC2&#8217;ler ikinci grup olarak saat 11.05&#8217;te, IRC3-4-5 ve Destek sınıfı da saat 11.10&#8217;da start edecek.<br />
<br />
<br />
ÜÇ GRUBUN ROTASI FARKLI<br />
<br />
Moda-Fenerbahçe parkurunda IRC1&#8217;ler &#8220;1 no&#8221;lu şamandırayı 4 kez sancakta dönerek finiş hattına gelecek. IRC2&#8217;ler 3 tur, IRC3-4-5 ve Destek sınıfı da 2 tur yapacak. IRC1&#8217;lerin rotası yaklaşık 12, IRC2&#8217;lerin 9, IRC3-4-5 ve Destek sınıfıınn da 6 deniz mili.<br />
<br />
Saat 15.00&#8217;dan sonra uyarı işareti verilmeyecek yarışın zaman sınırı tüm sınıflar için saat 19.00&#8217;da dolacak.<br />
<br />
Yarışta yine &#8220;Fodepar bildirimi&#8221; yapılmayacak ve Tekne Takip Sistemi yarış şartı olarak aranacak.<br />
<br />
IRC1&#8217;ler (pembe), IRC2&#8217;ler(sarı), IRC3&#8217;ler (yeşil), IRC4&#8217;ler (lacivert), IRC5ler de (beyaz) flama ile sınıflarını belli edecek.<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Üç yarıştan oluşan Denizbank-TAYK Trofesi Moda Deniz Kulübü yat yarışlarının üçüncü ve son karşılaşması 5 Eylül Cumartesi günü olacak. <br />
<br />
Moda-Fenerbahçe parkurunda &#8220;şamandıra yarışı&#8221; şeklinde gerçekleşecek mücadele saat 11.00&#8217;da IRC1&#8217;lere verilecek  startla başlayacak. Onları 5&#8217;er dakikalık aralarla IRC2&#8217;lerle IRC3-4-5 ve Destek sınıfı izleyecek.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Moda Deniz Kulübü&#8217;nün son yarışı &#8220;Sosis Rota&#8221;. Ancak hava koşulları elvermediği takdirde Yarış Komitesi Moda-Adalar parkurunda &#8220;Coğrafi&#8221; rotalı alternatif bir yarışa geçebilecek.<br />
<br />
5 Eylül Cumartesi günü ilk start saat 11.00&#8217;da IRC1 grubuna Moda Deniz Kulübü&#8217;nden Fenerbahçe yönüne atılmış iki şamandıra arasındaki hatta &#8220;genel Güneybatı&#8221; yönüne verilecek.  IRC2&#8217;ler ikinci grup olarak saat 11.05&#8217;te, IRC3-4-5 ve Destek sınıfı da saat 11.10&#8217;da start edecek.<br />
<br />
<br />
ÜÇ GRUBUN ROTASI FARKLI<br />
<br />
Moda-Fenerbahçe parkurunda IRC1&#8217;ler &#8220;1 no&#8221;lu şamandırayı 4 kez sancakta dönerek finiş hattına gelecek. IRC2&#8217;ler 3 tur, IRC3-4-5 ve Destek sınıfı da 2 tur yapacak. IRC1&#8217;lerin rotası yaklaşık 12, IRC2&#8217;lerin 9, IRC3-4-5 ve Destek sınıfıınn da 6 deniz mili.<br />
<br />
Saat 15.00&#8217;dan sonra uyarı işareti verilmeyecek yarışın zaman sınırı tüm sınıflar için saat 19.00&#8217;da dolacak.<br />
<br />
Yarışta yine &#8220;Fodepar bildirimi&#8221; yapılmayacak ve Tekne Takip Sistemi yarış şartı olarak aranacak.<br />
<br />
IRC1&#8217;ler (pembe), IRC2&#8217;ler(sarı), IRC3&#8217;ler (yeşil), IRC4&#8217;ler (lacivert), IRC5ler de (beyaz) flama ile sınıflarını belli edecek.<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[IMOCA filosu Akdeniz&#8217;de nefes nefese]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=397</link>
			<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 10:25:39 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=397</guid>
			<description><![CDATA[İstanbul Europa Race&#8217;e katılan IMOCA filosu Sicilya&#8217;ya yaklaşırken soluk soluğa mücadele sürüyor. <br />
<br />
Sabaha karşı Groupe Bel havasız alanda bocalayınca, &#8220;Profesör&#8221; bu fırsatı kaçırmadı ve liderliği yakaladı. Ancak bu pozisyonda tutunamadı. Hava kararırken &#8220;Peynirciler&#8221; yine lider oldu. Hava kararırken Veolia ile DCNS gerilerden atağa kalktı.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Ege Denizi&#8217;ni geride bırakan İstanbul Europa Race filosu, Mora Yarımadası&#8217;nı da geçerek Sicilya&#8217;ya yaklaşmaya başladı. Önceki gece Kitira adası geçilirken sıralama tepetaklak oldu. Marmara&#8217;dan itibaren lider konumunu koruyan Kito de Pavant yönetimindeki Grıoupe Bel, Maltaban Burnu&#8217;nu dönerken havasız kaldı. <br />
<br />
<br />
<br />
&#8220;PEYNİRCİLER&#8221; OLDUKLARI YERE ÇAKILDI<br />
<br />
Groupe Bel, yaklaşık iki saat boyunca &#8220;0&#8221; hızla bulunduğu yere çakılırken, daha açık bir rota izleyerek Girit ve Kitira&#8217;nın arasından geçen Fonica, 1876 ve Paprec Virbac büyük bir avantaj elde etti.<br />
<br />
Ancak Akdeniz&#8217;de &#8220;öndeki dörtlü&#8221; arasında mesafe açılmıyor. Buna karşılık meteorolojik şartların sürekli değişmesi herkesin her an &#8220;tetikte&#8221; olmasını gerektiriyor.  <br />
<br />
Nitekim Sicilya&#8217;ya yaklaşılırken akşam saatlerinde sıralama yine değişti. Bu kez havasız alanda kalan Fonica liderliğindeki üçlü, uygun rüzgarı yakalayan Groupe Bel tarafından geçildi. Ama Kito de Pavant yerinin &#8220;garanti&#8221; olmadığını biliyor.<br />
<br />
<br />
<br />
&#8220;HER HAVA RAPORU BAŞKA BİR ŞEY SÖYLÜYOR&#8221;<br />
<br />
Yarışın üçüncü gününde de başarılı seyrini sürdüren Pavant şunları söylüyor:<br />
<br />
&#8216;'Yunanistan'ın Güney kıyıları altında neredeyse çakıldık. Yapacak hiçbir şey yoktu. Zaten bu da oyunun kuralları arasında yer alıyor. Şu sıralar 13.5 knot hızla ilerliyoruz. Rüzgar düşmeden mümkün olduğu kadar gitmemiz gerekiyor.<br />
<br />
Oldukça karmaşık bir bölgeye yaklaşıyoruz. Her meteoroloji raporu farklı bir şey söylüyor. İşimiz oldukça zor ve yapacak çok şey var. Önümüzde de strateji tercihleri çoğaldı.<br />
<br />
Kuzey'den Güney'e 300 millik bir hatta dizilmiş durumdayız. Fırsatları iyi kullanmamız gerekiyor.''<br />
<br />
<br />
<br />
GERİLERDEN BİR ATAK BAŞLADI<br />
<br />
Yarışın başından bu yana gerilerde kalan DCNS kendine bir &#8220;arkadaş&#8221; buldu. DCNS&#8217;nin lidere olan uzaklığı 136 mile çıkarken, Veolia da neredeyse yanında seyrediyor.<br />
<br />
Ne var ki, Akdeniz geceleri pek çok değişikliğe gebe&#8230; Nitekim hava kararırken halen Yunanistan kıyılarında bulunan DCNS ile Veolia geliştirdikleri bir taktikle Kuzey&#8217;e tırmanarak yakaladıkları temiz bir Kuzey rüzgarı ile 9.5 knot&#8217;a çıkıp farkı kapatmaya başladılar. Bu sırada öncü tekneler havasız alanda 4-5 knot hzla ancak ilerleyebiliyordu.<br />
<br />
Lider tekne Groupe Bel&#8217;in hedefteki Nice kentine olan mesafesi 772 deniz mili. İkinci Foncia ile arasındaki fark da 12 mil.<br />
<br />
Son durumdaki sıralama ve lider tekneye olan mesafeler şöyle:<br />
<br />
1. Groupe Bel<br />
2. Foncia (12.2 DM)<br />
3. 1876 /Estrella Damm (18.4) DM)<br />
4. Paprec Virbac 56.7)<br />
5. Veolia (129.4)<br />
6. DCNS (136.7)<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İstanbul Europa Race&#8217;e katılan IMOCA filosu Sicilya&#8217;ya yaklaşırken soluk soluğa mücadele sürüyor. <br />
<br />
Sabaha karşı Groupe Bel havasız alanda bocalayınca, &#8220;Profesör&#8221; bu fırsatı kaçırmadı ve liderliği yakaladı. Ancak bu pozisyonda tutunamadı. Hava kararırken &#8220;Peynirciler&#8221; yine lider oldu. Hava kararırken Veolia ile DCNS gerilerden atağa kalktı.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Ege Denizi&#8217;ni geride bırakan İstanbul Europa Race filosu, Mora Yarımadası&#8217;nı da geçerek Sicilya&#8217;ya yaklaşmaya başladı. Önceki gece Kitira adası geçilirken sıralama tepetaklak oldu. Marmara&#8217;dan itibaren lider konumunu koruyan Kito de Pavant yönetimindeki Grıoupe Bel, Maltaban Burnu&#8217;nu dönerken havasız kaldı. <br />
<br />
<br />
<br />
&#8220;PEYNİRCİLER&#8221; OLDUKLARI YERE ÇAKILDI<br />
<br />
Groupe Bel, yaklaşık iki saat boyunca &#8220;0&#8221; hızla bulunduğu yere çakılırken, daha açık bir rota izleyerek Girit ve Kitira&#8217;nın arasından geçen Fonica, 1876 ve Paprec Virbac büyük bir avantaj elde etti.<br />
<br />
Ancak Akdeniz&#8217;de &#8220;öndeki dörtlü&#8221; arasında mesafe açılmıyor. Buna karşılık meteorolojik şartların sürekli değişmesi herkesin her an &#8220;tetikte&#8221; olmasını gerektiriyor.  <br />
<br />
Nitekim Sicilya&#8217;ya yaklaşılırken akşam saatlerinde sıralama yine değişti. Bu kez havasız alanda kalan Fonica liderliğindeki üçlü, uygun rüzgarı yakalayan Groupe Bel tarafından geçildi. Ama Kito de Pavant yerinin &#8220;garanti&#8221; olmadığını biliyor.<br />
<br />
<br />
<br />
&#8220;HER HAVA RAPORU BAŞKA BİR ŞEY SÖYLÜYOR&#8221;<br />
<br />
Yarışın üçüncü gününde de başarılı seyrini sürdüren Pavant şunları söylüyor:<br />
<br />
&#8216;'Yunanistan'ın Güney kıyıları altında neredeyse çakıldık. Yapacak hiçbir şey yoktu. Zaten bu da oyunun kuralları arasında yer alıyor. Şu sıralar 13.5 knot hızla ilerliyoruz. Rüzgar düşmeden mümkün olduğu kadar gitmemiz gerekiyor.<br />
<br />
Oldukça karmaşık bir bölgeye yaklaşıyoruz. Her meteoroloji raporu farklı bir şey söylüyor. İşimiz oldukça zor ve yapacak çok şey var. Önümüzde de strateji tercihleri çoğaldı.<br />
<br />
Kuzey'den Güney'e 300 millik bir hatta dizilmiş durumdayız. Fırsatları iyi kullanmamız gerekiyor.''<br />
<br />
<br />
<br />
GERİLERDEN BİR ATAK BAŞLADI<br />
<br />
Yarışın başından bu yana gerilerde kalan DCNS kendine bir &#8220;arkadaş&#8221; buldu. DCNS&#8217;nin lidere olan uzaklığı 136 mile çıkarken, Veolia da neredeyse yanında seyrediyor.<br />
<br />
Ne var ki, Akdeniz geceleri pek çok değişikliğe gebe&#8230; Nitekim hava kararırken halen Yunanistan kıyılarında bulunan DCNS ile Veolia geliştirdikleri bir taktikle Kuzey&#8217;e tırmanarak yakaladıkları temiz bir Kuzey rüzgarı ile 9.5 knot&#8217;a çıkıp farkı kapatmaya başladılar. Bu sırada öncü tekneler havasız alanda 4-5 knot hzla ancak ilerleyebiliyordu.<br />
<br />
Lider tekne Groupe Bel&#8217;in hedefteki Nice kentine olan mesafesi 772 deniz mili. İkinci Foncia ile arasındaki fark da 12 mil.<br />
<br />
Son durumdaki sıralama ve lider tekneye olan mesafeler şöyle:<br />
<br />
1. Groupe Bel<br />
2. Foncia (12.2 DM)<br />
3. 1876 /Estrella Damm (18.4) DM)<br />
4. Paprec Virbac 56.7)<br />
5. Veolia (129.4)<br />
6. DCNS (136.7)<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BAYK&#8217;ın Takım Yarışı&#8217;nda MAT birinci]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=396</link>
			<pubDate>Tue, 01 Sep 2009 11:33:15 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=396</guid>
			<description><![CDATA[Bodrum Açıkdeniz Yelken Kulübü (BAYK) bu yıl IRC sınıfında ilk kez farklı formatta bir yarış düzenledi. &#8220;Takımlararası IRC Yat Yarışları&#8221; adıyla anılan mücadele 28-30 Ağustos tarihleri arasında Bodrum&#8217;da yapıldı. <br />
<br />
9 teknenin katıldığı Takım Yarışları&#8217;nda MAT Ekibi birinciliğe uzandı. TAYK-BAYK Takımı ikinci, Yıldızlar Takımı üçüncü, Gökova Takımı dördüncü oldu.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Türkiye&#8217;de ilk defa, Bodrum Açıkdeniz Yelken Kulübü tarafından düzenlenen, &#8220;Takımlar arası IRC Yat Yarışları&#8221;  28-30 Ağustos 2009 tarihlerinde 9 tekneden oluşan 4 takım arasında şamandıra ve offshore yarışlarıyla sona erdi. <br />
<br />
<br />
İKİ SINIFTA YARIŞTILAR<br />
<br />
Her takım A ve B sınıfına göre ayrılan gruplarda yarıştı. Her grupta iki tekne mücadele verdi. A sınıfına TCC&#8217;si 1.000 ve üstü olanlar, B sınıfına ise TCC&#8217;si 0.999&#8217;a kadar olan tekneler kabul edildi.<br />
<br />
<br />
<br />
Tekneler, &#8220;TAYK-BAYK Takımı&#8221; ,&#8221;MAT Takımı&#8221;, &#8220;Gökova Takımı&#8221; ve &#8220;Yıldızlar Takımı&#8221; adıyla  yarıştılar. <br />
<br />
Cadı ve Meltem TAYK-BAYK Takımı&#8217;nda, MAT 12 ve Matador MAT Takımı&#8217;nda, Gökova ve Moana Reva Gökova Takımı&#8217;nda Veronica ile Blues da Yıldızlar Takımı&#8217;nda yer aldı. Rosa Luna da yarışlara &#8220;klasman dışı&#8221; olarak katıldı.<br />
<br />
<br />
HAVA 10 KNOT&#8217;I GEÇEMEDİ<br />
<br />
Bodrum açıklarında üç gün boyunca devam eden mücadelenin ilk gününde 2 üçgen rota 5-6 knot&#8217;lık Güney-Güneybatı rüzgarıyla tamamlandı.<br />
<br />
İkinci gün yaklaşık 27 deniz mili mesafeli ve &#8220;Bodrum&#8211;Kargı Adası-Çelebi &#8211;Karaada -Bodrum&#8221; rotalı offshore rotası yine hafif havada gerçekleşti. Rüzgar bu kez Kuzeybatı&#8217;ya dönmüştü. Hızı da 6-7 knot&#8217;ı geçemedi.<br />
<br />
Üçüncü gün Kuzeybatı yönlü rüzgar 7-10 knot arasında dolaştı. Takımlar 2 orsa-pupa yarışı ile 3 günlük seriyi bitirdiler.<br />
<br />
<br />
<br />
MAT TAKIMI HEM GENELDE, HEM SINIFLARDA BİRİNCİ <br />
<br />
MAT Takımı, çekişmeli bir seri sonunda birinciliği elde ederek ilk &#8220;Takımlararası IRC Yat Yarışları&#8221; kupasının sahibi oldu. <br />
<br />
Marina Yacht Club'da düzenlenen  törende, birincilere ödülleri Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü eski Komodorlarından Alp Doğuoğlu tarafından verildi.<br />
<br />
Gecede aynı zamanda Dünya Sualtı fotoğraf Şampiyonu Alptekin Baloğlu&#8217;nun Yıldızlar Takımı sponsorluğunda 3 gün boyunca yaptığı sualtı çekimlerinden derlediği &#8220;Bir balığın gözüyle B.A.Y.K. Takımlararası Yarışlar&#8221; dia gösterisi ile yelkencilere görsel bir şölen sunuldu. <br />
<br />
BAYK&#8217;ın düzenlediği organizasyona Marina Yacht Club, Milta Bodrum Marina, Avea, Bodrum Deniz Kurtarma ve Cafe Cafen destek verdi.<br />
<br />
<br />
BAYK TAKIM YARIŞLARI SONUÇLARI<br />
<br />
TAKIM SIRALAMASI<br />
1. MAT Takımı<br />
2. TAYK-BAYK Takımı<br />
3. Yıldızlar Takımı<br />
4. Gökova Takımı<br />
<br />
<br />
SINIF BİRİNCİLERİ<br />
<br />
A SINIFI  <br />
1. MAT 12 (Alp Somer -MAT Takımı)<br />
<br />
B SINIFI  <br />
1. Matador (Cüneyt Büyükuçak-MAT Takımı)<br />
<br />
<br />
BAYK, önümüzdeki yıllarda Takım Yarışları&#8217;nın gelişmesi ve sayısının artarak devam etmesi için bu etkinliği bölgelere de yaymayı, kulüplerarası ve bir sonraki adımda da uluslararası platforma taşımayı planlıyor.<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bodrum Açıkdeniz Yelken Kulübü (BAYK) bu yıl IRC sınıfında ilk kez farklı formatta bir yarış düzenledi. &#8220;Takımlararası IRC Yat Yarışları&#8221; adıyla anılan mücadele 28-30 Ağustos tarihleri arasında Bodrum&#8217;da yapıldı. <br />
<br />
9 teknenin katıldığı Takım Yarışları&#8217;nda MAT Ekibi birinciliğe uzandı. TAYK-BAYK Takımı ikinci, Yıldızlar Takımı üçüncü, Gökova Takımı dördüncü oldu.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Türkiye&#8217;de ilk defa, Bodrum Açıkdeniz Yelken Kulübü tarafından düzenlenen, &#8220;Takımlar arası IRC Yat Yarışları&#8221;  28-30 Ağustos 2009 tarihlerinde 9 tekneden oluşan 4 takım arasında şamandıra ve offshore yarışlarıyla sona erdi. <br />
<br />
<br />
İKİ SINIFTA YARIŞTILAR<br />
<br />
Her takım A ve B sınıfına göre ayrılan gruplarda yarıştı. Her grupta iki tekne mücadele verdi. A sınıfına TCC&#8217;si 1.000 ve üstü olanlar, B sınıfına ise TCC&#8217;si 0.999&#8217;a kadar olan tekneler kabul edildi.<br />
<br />
<br />
<br />
Tekneler, &#8220;TAYK-BAYK Takımı&#8221; ,&#8221;MAT Takımı&#8221;, &#8220;Gökova Takımı&#8221; ve &#8220;Yıldızlar Takımı&#8221; adıyla  yarıştılar. <br />
<br />
Cadı ve Meltem TAYK-BAYK Takımı&#8217;nda, MAT 12 ve Matador MAT Takımı&#8217;nda, Gökova ve Moana Reva Gökova Takımı&#8217;nda Veronica ile Blues da Yıldızlar Takımı&#8217;nda yer aldı. Rosa Luna da yarışlara &#8220;klasman dışı&#8221; olarak katıldı.<br />
<br />
<br />
HAVA 10 KNOT&#8217;I GEÇEMEDİ<br />
<br />
Bodrum açıklarında üç gün boyunca devam eden mücadelenin ilk gününde 2 üçgen rota 5-6 knot&#8217;lık Güney-Güneybatı rüzgarıyla tamamlandı.<br />
<br />
İkinci gün yaklaşık 27 deniz mili mesafeli ve &#8220;Bodrum&#8211;Kargı Adası-Çelebi &#8211;Karaada -Bodrum&#8221; rotalı offshore rotası yine hafif havada gerçekleşti. Rüzgar bu kez Kuzeybatı&#8217;ya dönmüştü. Hızı da 6-7 knot&#8217;ı geçemedi.<br />
<br />
Üçüncü gün Kuzeybatı yönlü rüzgar 7-10 knot arasında dolaştı. Takımlar 2 orsa-pupa yarışı ile 3 günlük seriyi bitirdiler.<br />
<br />
<br />
<br />
MAT TAKIMI HEM GENELDE, HEM SINIFLARDA BİRİNCİ <br />
<br />
MAT Takımı, çekişmeli bir seri sonunda birinciliği elde ederek ilk &#8220;Takımlararası IRC Yat Yarışları&#8221; kupasının sahibi oldu. <br />
<br />
Marina Yacht Club'da düzenlenen  törende, birincilere ödülleri Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü eski Komodorlarından Alp Doğuoğlu tarafından verildi.<br />
<br />
Gecede aynı zamanda Dünya Sualtı fotoğraf Şampiyonu Alptekin Baloğlu&#8217;nun Yıldızlar Takımı sponsorluğunda 3 gün boyunca yaptığı sualtı çekimlerinden derlediği &#8220;Bir balığın gözüyle B.A.Y.K. Takımlararası Yarışlar&#8221; dia gösterisi ile yelkencilere görsel bir şölen sunuldu. <br />
<br />
BAYK&#8217;ın düzenlediği organizasyona Marina Yacht Club, Milta Bodrum Marina, Avea, Bodrum Deniz Kurtarma ve Cafe Cafen destek verdi.<br />
<br />
<br />
BAYK TAKIM YARIŞLARI SONUÇLARI<br />
<br />
TAKIM SIRALAMASI<br />
1. MAT Takımı<br />
2. TAYK-BAYK Takımı<br />
3. Yıldızlar Takımı<br />
4. Gökova Takımı<br />
<br />
<br />
SINIF BİRİNCİLERİ<br />
<br />
A SINIFI  <br />
1. MAT 12 (Alp Somer -MAT Takımı)<br />
<br />
B SINIFI  <br />
1. Matador (Cüneyt Büyükuçak-MAT Takımı)<br />
<br />
<br />
BAYK, önümüzdeki yıllarda Takım Yarışları&#8217;nın gelişmesi ve sayısının artarak devam etmesi için bu etkinliği bölgelere de yaymayı, kulüplerarası ve bir sonraki adımda da uluslararası platforma taşımayı planlıyor.<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[IMOCA filosu Yunanistan&#8217;ın Güneyi&#8217;nde]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=395</link>
			<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 14:04:23 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=395</guid>
			<description><![CDATA[İstanbul&#8217;dan start etmelerinin üzerinden yaklaşık 48 saat sonra İstanbul Europa Race&#8217;e katılan IMOCA 60 filosu Yunanistan&#8217;ın Güney kıyılarına ulaştı. <br />
<br />
Kito de Pavant yönetimindeki Groupe Bel liderliğini koruyor. Starttan sonra Florya'da havasız kalan ve sonuncu durumdaki Groupe Bel, yakaladığı Poyraz&#8217;ın hakkını verdi ve Çanakkale&#8217;ye ilk girdi. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
İstanbul Europa Race&#8217;in yaklaşık 1400 deniz mili mesafeli ilk etabı olan İstanbul-Nice yolunda filo neredeyse &#8220;dirsek teması&#8221; bir durumda ilerliyor.<br />
<br />
Starttan sonra önce Florya önlerinde, daha sonra da Çekmece açıklarında havasız kalan IMOCA 60&#8217;lar, arkadan tazeleyen Poyraz&#8217;la birlikte hava kararmadan Marmara Adası&#8217;nı geçti ve Çanakkale Boğazı&#8217;na girdi.<br />
<br />
<br />
<br />
&#8220;PROFESÖR&#8221; LİDERLİĞİ KAPTIRDI<br />
<br />
Florya önlerinde sonuncu durumda bulunan Kito de Pavant&#8217;ın Groupe Bel&#8217;i, açıktaki sağnakları yakalamayı başarınca bir anda &#8220;yürüdü&#8221; ve filonun liderliğini &#8220;Profesör&#8221; Michel Desjoyeaux&#8217;ün yönetimindeki Foncia&#8217;dan aldı. <br />
<br />
Çanakkale Boğazı&#8217;ndan çıkıp Ege&#8217;ye açılan filo burada &#8220;tercih&#8221; kullandı. Bazıları Bozcaada&#8217;yı Batı, bazıları da Doğu tarafından geçmeyi tercih etti. Ancak bu taktikler sıralamada büyük bir değişiklik yaratmadı.<br />
<br />
Filo şu anda Mora Yarımadası'nın Güney kıyılarına yaklaşıyor. Lider durumdaki Groupe Bel&#8217;in hedefe, yani ilk etabın finişini vereceği Güney Fransa&#8217;nın Nice kentine olan uzaklığı 1062 deniz mili. 12 deniz mili gerisindeki &#8220;Profesör&#8221;ün yönetimindeki Foncia ikinci durumda. Onu da Veolia (Roland Jourdain) izliyor.<br />
<br />
<br />
<br />
DCNC FİLODAN KOPTU, GERİDE KALDI<br />
<br />
Ancak Marc Thiercelin yönetimindeki DCNS oldukça farklı bir rota izliyor. Henüz Atina yakınlarında bulunan DCNS&#8217;nin liderden olan uzaklığı yaklaşık 60 deniz mili.<br />
<br />
Yarışın başından bu yana sürekli &#8220;aykırı&#8221; rotalar kullanan Marc Thiercelin henüz arayı kapatmayı başarabilmiş değil. Çanakkale Boğazı&#8217;ndan çıktığında liderle olan mesafesi 30 deniz mili idi. Bu fark giderek açılıyor. O &#8220;uzaklarda&#8221; tek başına yarışırken, gruptaki diğer tekneler de birbirlerine oldukça yakın bir seyir izliyor.<br />
<br />
<br />
<br />
&#8220;REHAVETE KAPILAMAYIZ&#8221;<br />
<br />
Şu anda lider konumda bulunan Kito de Pavant, &#8220;Birbirimzden kopmayı başaramadık. Bir anlamda Match Race yapar gibiyiz. Bir hata ya da bir anlık dalgınlık sıralamayı değiştirebilir. Öndeyiz ama bunun rehavetine kapılmamak gerek&#8221; diyor.  <br />
<br />
Dünyanın en zorlu sularında dümen tutan kaptanları Marmara ve Ege&#8217;nin havası bezdirmiş durumda. Hemen hepsi &#8220;havanın birden bastırması fakat aynı hızla da çekip gitmesi ve rüzgarsız kalmaktan&#8221; yakınıyor. <br />
<br />
Bu durum ekiplerin dinlenmesine de engel oluyor. Zira her an tetikte olmak zorundalar.<br />
<br />
<br />
EGE&#8217;DEKİ SIRALAMA<br />
<br />
Yunanistan&#8217;ın Güneyindeki Kythira adasına yaklaşan filoda sıralama şöyle:<br />
<br />
1. Groupe Bel (Kito de Pavant)<br />
2. Foncia (Michel Desjoyeaux)<br />
3. Veolia (Roland Jourdain)<br />
4. 1876 / Estrella Damm (Guillermo Altadil)<br />
5. Paprec Vibrac (Jean-Pierre Dick)<br />
6. DCNC (Marc Thiercelin)<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İstanbul&#8217;dan start etmelerinin üzerinden yaklaşık 48 saat sonra İstanbul Europa Race&#8217;e katılan IMOCA 60 filosu Yunanistan&#8217;ın Güney kıyılarına ulaştı. <br />
<br />
Kito de Pavant yönetimindeki Groupe Bel liderliğini koruyor. Starttan sonra Florya'da havasız kalan ve sonuncu durumdaki Groupe Bel, yakaladığı Poyraz&#8217;ın hakkını verdi ve Çanakkale&#8217;ye ilk girdi. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
İstanbul Europa Race&#8217;in yaklaşık 1400 deniz mili mesafeli ilk etabı olan İstanbul-Nice yolunda filo neredeyse &#8220;dirsek teması&#8221; bir durumda ilerliyor.<br />
<br />
Starttan sonra önce Florya önlerinde, daha sonra da Çekmece açıklarında havasız kalan IMOCA 60&#8217;lar, arkadan tazeleyen Poyraz&#8217;la birlikte hava kararmadan Marmara Adası&#8217;nı geçti ve Çanakkale Boğazı&#8217;na girdi.<br />
<br />
<br />
<br />
&#8220;PROFESÖR&#8221; LİDERLİĞİ KAPTIRDI<br />
<br />
Florya önlerinde sonuncu durumda bulunan Kito de Pavant&#8217;ın Groupe Bel&#8217;i, açıktaki sağnakları yakalamayı başarınca bir anda &#8220;yürüdü&#8221; ve filonun liderliğini &#8220;Profesör&#8221; Michel Desjoyeaux&#8217;ün yönetimindeki Foncia&#8217;dan aldı. <br />
<br />
Çanakkale Boğazı&#8217;ndan çıkıp Ege&#8217;ye açılan filo burada &#8220;tercih&#8221; kullandı. Bazıları Bozcaada&#8217;yı Batı, bazıları da Doğu tarafından geçmeyi tercih etti. Ancak bu taktikler sıralamada büyük bir değişiklik yaratmadı.<br />
<br />
Filo şu anda Mora Yarımadası'nın Güney kıyılarına yaklaşıyor. Lider durumdaki Groupe Bel&#8217;in hedefe, yani ilk etabın finişini vereceği Güney Fransa&#8217;nın Nice kentine olan uzaklığı 1062 deniz mili. 12 deniz mili gerisindeki &#8220;Profesör&#8221;ün yönetimindeki Foncia ikinci durumda. Onu da Veolia (Roland Jourdain) izliyor.<br />
<br />
<br />
<br />
DCNC FİLODAN KOPTU, GERİDE KALDI<br />
<br />
Ancak Marc Thiercelin yönetimindeki DCNS oldukça farklı bir rota izliyor. Henüz Atina yakınlarında bulunan DCNS&#8217;nin liderden olan uzaklığı yaklaşık 60 deniz mili.<br />
<br />
Yarışın başından bu yana sürekli &#8220;aykırı&#8221; rotalar kullanan Marc Thiercelin henüz arayı kapatmayı başarabilmiş değil. Çanakkale Boğazı&#8217;ndan çıktığında liderle olan mesafesi 30 deniz mili idi. Bu fark giderek açılıyor. O &#8220;uzaklarda&#8221; tek başına yarışırken, gruptaki diğer tekneler de birbirlerine oldukça yakın bir seyir izliyor.<br />
<br />
<br />
<br />
&#8220;REHAVETE KAPILAMAYIZ&#8221;<br />
<br />
Şu anda lider konumda bulunan Kito de Pavant, &#8220;Birbirimzden kopmayı başaramadık. Bir anlamda Match Race yapar gibiyiz. Bir hata ya da bir anlık dalgınlık sıralamayı değiştirebilir. Öndeyiz ama bunun rehavetine kapılmamak gerek&#8221; diyor.  <br />
<br />
Dünyanın en zorlu sularında dümen tutan kaptanları Marmara ve Ege&#8217;nin havası bezdirmiş durumda. Hemen hepsi &#8220;havanın birden bastırması fakat aynı hızla da çekip gitmesi ve rüzgarsız kalmaktan&#8221; yakınıyor. <br />
<br />
Bu durum ekiplerin dinlenmesine de engel oluyor. Zira her an tetikte olmak zorundalar.<br />
<br />
<br />
EGE&#8217;DEKİ SIRALAMA<br />
<br />
Yunanistan&#8217;ın Güneyindeki Kythira adasına yaklaşan filoda sıralama şöyle:<br />
<br />
1. Groupe Bel (Kito de Pavant)<br />
2. Foncia (Michel Desjoyeaux)<br />
3. Veolia (Roland Jourdain)<br />
4. 1876 / Estrella Damm (Guillermo Altadil)<br />
5. Paprec Vibrac (Jean-Pierre Dick)<br />
6. DCNC (Marc Thiercelin)<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Halatları Kesince]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=394</link>
			<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 11:00:48 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=394</guid>
			<description><![CDATA[Marka: Morpa Kültür Yayınları <br />
Ürün Kodu: K.AB.HLKS<br />
<br />
Nesrin Ayata, Kemal Ayata<br />
197 s, 2. hamur, 13x19.5 cm<br />
Morpa Kültür Yayınları, İstanbul, 2009<br />
<br />
Ayata çifti, halen sürdürdükleri dünya seyahatinin Akdeniz ve Atlantik etapları boyunca yazdıklarını kitaplaştırdılar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Marka: Morpa Kültür Yayınları <br />
Ürün Kodu: K.AB.HLKS<br />
<br />
Nesrin Ayata, Kemal Ayata<br />
197 s, 2. hamur, 13x19.5 cm<br />
Morpa Kültür Yayınları, İstanbul, 2009<br />
<br />
Ayata çifti, halen sürdürdükleri dünya seyahatinin Akdeniz ve Atlantik etapları boyunca yazdıklarını kitaplaştırdılar.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[MDK Kupası&#8217;nda İmbat ve Poyraz çarpıştı]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=393</link>
			<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 09:25:45 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=393</guid>
			<description><![CDATA[Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü tarafından düzenlenen Moda Deniz Kulübü Kupası&#8217;nın ikinci yarışı Moda-Adalar parkurunda oldukça hafif bir havada gerçekleşti. <br />
<br />
Start saatindeki İmbat, daha sonra Poyraz&#8217;a dönünce iki farklı rüzgar arasındaki &#8220;kararsız&#8221; bölgede bulunanlar zor anlar yaşadı. Fairwind, fodepar olmasına rağmen yarışa devam etti.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
DenizBank-TAYK Trofesi&#8217;ne dahil ve üç yarıştan oluşan Moda Deniz Kulübü Kupası&#8217;nda ikinci mücadele gerçekleşti. Haftalardır süren Poyraz sabah saatlerinde yoktu. Daha doğrusu hava yoktu. Ancak start saatine doğru bölgeye 6-7 knot&#8217;lık hafif bir İmbat oturdu. Yarış da bu hava ile başladı.<br />
<br />
<br />
YARIŞA 40 TEKNE KATILDI<br />
<br />
Yarışın rotası &#8220;Coğrafi&#8221; olunca, Yarış Komitesi startı ilan edildiği gibi saat 11.00&#8217;da IRC2 grubuna verdi. 5&#8217;er dakika ara ile IRC1&#8217;ler, ardından da IRC3-4-5 sınıfları start etti.<br />
<br />
Moda Deniz Kulübü&#8217;nün Moda-Adalar parkurundaki ikinci yarışına IRC1 ve IRC2 grubunda 9&#8217;ar, IRC3&#8217;te 10, IRC4&#8217;te 9 ve IRC5&#8217;te 3 olmak üzere toplam 40 tekne katıldı. Destek sınıfından kimse yarışa kayıt vermedi.<br />
<br />
Moda Deniz Kulübü önünden başlayan yarışta ilk start sırasında bir düdük sesi duyuldu ve &#8220;Fodepar&#8221; bayrağı göndere çekildi. Ancak geri dönüp startını tekrarlayan kimse olmadı. <br />
<br />
<br />
ÖNCÜ GRUP FARKI AÇTI<br />
<br />
Fenerbahçe Sığlık Çakarı dönülüp Caddebostan dönüş şamandırasına ilerleyen grupta öncüler belli oldu. IRC2 grubunda Uzun yatı liderliği ele almış, Aggressivo-Kahve Dünyası da hemen arkasındaydı. Ciciko ve Fairwind de Aggressivo&#8217;nun peşindeydi. <br />
<br />
Sivriada rotasında Aggressivo yaptığı bir hamle ile liderliği Uzun&#8217;dan aldı. Bu sırada ikinci start eden IRC1&#8217;lerden Provezza 5 öncü grubu yakaladı. Hemen gerisinde ise Provezza 6 ile Korza bulunuyordu.<br />
<br />
Sivriada dönüldüğünde Provezza 5, Provezza 6, Korza ve Aggressivo&#8217;dan oluşan öncü grupla gerideki filo arasındaki fark oldukça açılmıştı. İlk finiş Provezza 5&#8217;ten geldi. Onu Korza izledi. Provezza 6&#8217;dan sonra Aggressivo-Kahve Dünyası finiş hattına geldi.<br />
<br />
<br />
İMBAT İLE POYRAZ ARASINDA KALDILAR<br />
<br />
UNO, Uzun ve Ciciko&#8217;nun finiş verdileri sırada hava da İmbat&#8217;tan Poyraz&#8217;a dönmeye başladı. İki farklı havanın çarpıştığı noktada bulunan tekneler bu &#8220;bataklıktan&#8221; çıkmak için hayli uğraştı. Daha sonra Poyraz&#8217;ın hakimiyet kurmasıyla &#8220;işler&#8221; yoluna girdi.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
DİKKAT ÇEKENLER<br />
<br />
Agressivo&#8217;nun IRC2 sınıfında yarışmasına rağmen IRC1&#8217;lerin öncü tekneleriyle hemen hemen aynı zamanda finiş hattına ulaşması dikkat çekti. Dikkat çeken bir diğer konu da, IRC4&#8217;te liderliği pek çok yarışta kimseye kaptırmayan i-marine Pamuk&#8217;un üçüncülüğe gerilemesi oldu.<br />
<br />
Söz &#8220;dikkat&#8221;ten açılmışken belirtmeden geçmemek gerek. Çerkezköy&#8217;de inşa edilmesine rağmen Corby 29 TR oldukça başarılı yarışlar çıkartıyor. Nitekim bugün de sınıfında ikincilik elde etti.<br />
<br />
Finiş hattına gelen Fairwind, starttaki fodepar düdüğünün kendisi için çaldığını öğrendi ama artık çok geçti. Ceza puanına razı oldu. <br />
<br />
<br />
MDK 2&#8217;DE DERECE SIRALAMASI<br />
<br />
18 DM&#8217;lik Moda-Caddebostan-Sivriada-Moda parkurundaki mücadelede derece sıralaması şöyle:<br />
<br />
IRC1 <br />
1. Provezza 5 (Ergin İmre) 13.51.57 <br />
2. UNO (Hasip Gencer) 14.17.06<br />
3. Provezza 6 (Ergin İmre) 14.01.48<br />
<br />
IRC2 <br />
1. Aggressivo-Kahve Dünyası (Mihri ErEş) 14.06.52<br />
2. Ciciko (Nikola Çerkezo) 14.19.30<br />
3. Uzun Yudum (Erhan Uzun) 14.17.16<br />
<br />
13 DM mesafeli Moda-Caddebostan-Kınalıada-Moda parkurundaki yarışta da aşağıdaki sonuçlar alındı:   <br />
<br />
IRC3 <br />
1. Sake (Hakan Börtecene) 13.21.09<br />
2. Corby 29 TR (Can Akbaşoğlu) 13.24.23<br />
3. Turkcell Alize (Sinan Sümer) 13.27.30<br />
<br />
IRC4<br />
1. Bandido (Mehmet İnal) 13.43.02<br />
2. JAS (OGEM Grup) 13.45.08<br />
3. i-marine Pamuk (Ejder Varol) 13.53.39<br />
<br />
IRC5<br />
1. Hımbıl (Serdar Öner) 14.04.22<br />
2. Karides (Nedim Zavaro) 14.23.09<br />
3. Nefes (Ercüment Yıldız) 15.00.47<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü tarafından düzenlenen Moda Deniz Kulübü Kupası&#8217;nın ikinci yarışı Moda-Adalar parkurunda oldukça hafif bir havada gerçekleşti. <br />
<br />
Start saatindeki İmbat, daha sonra Poyraz&#8217;a dönünce iki farklı rüzgar arasındaki &#8220;kararsız&#8221; bölgede bulunanlar zor anlar yaşadı. Fairwind, fodepar olmasına rağmen yarışa devam etti.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
DenizBank-TAYK Trofesi&#8217;ne dahil ve üç yarıştan oluşan Moda Deniz Kulübü Kupası&#8217;nda ikinci mücadele gerçekleşti. Haftalardır süren Poyraz sabah saatlerinde yoktu. Daha doğrusu hava yoktu. Ancak start saatine doğru bölgeye 6-7 knot&#8217;lık hafif bir İmbat oturdu. Yarış da bu hava ile başladı.<br />
<br />
<br />
YARIŞA 40 TEKNE KATILDI<br />
<br />
Yarışın rotası &#8220;Coğrafi&#8221; olunca, Yarış Komitesi startı ilan edildiği gibi saat 11.00&#8217;da IRC2 grubuna verdi. 5&#8217;er dakika ara ile IRC1&#8217;ler, ardından da IRC3-4-5 sınıfları start etti.<br />
<br />
Moda Deniz Kulübü&#8217;nün Moda-Adalar parkurundaki ikinci yarışına IRC1 ve IRC2 grubunda 9&#8217;ar, IRC3&#8217;te 10, IRC4&#8217;te 9 ve IRC5&#8217;te 3 olmak üzere toplam 40 tekne katıldı. Destek sınıfından kimse yarışa kayıt vermedi.<br />
<br />
Moda Deniz Kulübü önünden başlayan yarışta ilk start sırasında bir düdük sesi duyuldu ve &#8220;Fodepar&#8221; bayrağı göndere çekildi. Ancak geri dönüp startını tekrarlayan kimse olmadı. <br />
<br />
<br />
ÖNCÜ GRUP FARKI AÇTI<br />
<br />
Fenerbahçe Sığlık Çakarı dönülüp Caddebostan dönüş şamandırasına ilerleyen grupta öncüler belli oldu. IRC2 grubunda Uzun yatı liderliği ele almış, Aggressivo-Kahve Dünyası da hemen arkasındaydı. Ciciko ve Fairwind de Aggressivo&#8217;nun peşindeydi. <br />
<br />
Sivriada rotasında Aggressivo yaptığı bir hamle ile liderliği Uzun&#8217;dan aldı. Bu sırada ikinci start eden IRC1&#8217;lerden Provezza 5 öncü grubu yakaladı. Hemen gerisinde ise Provezza 6 ile Korza bulunuyordu.<br />
<br />
Sivriada dönüldüğünde Provezza 5, Provezza 6, Korza ve Aggressivo&#8217;dan oluşan öncü grupla gerideki filo arasındaki fark oldukça açılmıştı. İlk finiş Provezza 5&#8217;ten geldi. Onu Korza izledi. Provezza 6&#8217;dan sonra Aggressivo-Kahve Dünyası finiş hattına geldi.<br />
<br />
<br />
İMBAT İLE POYRAZ ARASINDA KALDILAR<br />
<br />
UNO, Uzun ve Ciciko&#8217;nun finiş verdileri sırada hava da İmbat&#8217;tan Poyraz&#8217;a dönmeye başladı. İki farklı havanın çarpıştığı noktada bulunan tekneler bu &#8220;bataklıktan&#8221; çıkmak için hayli uğraştı. Daha sonra Poyraz&#8217;ın hakimiyet kurmasıyla &#8220;işler&#8221; yoluna girdi.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
DİKKAT ÇEKENLER<br />
<br />
Agressivo&#8217;nun IRC2 sınıfında yarışmasına rağmen IRC1&#8217;lerin öncü tekneleriyle hemen hemen aynı zamanda finiş hattına ulaşması dikkat çekti. Dikkat çeken bir diğer konu da, IRC4&#8217;te liderliği pek çok yarışta kimseye kaptırmayan i-marine Pamuk&#8217;un üçüncülüğe gerilemesi oldu.<br />
<br />
Söz &#8220;dikkat&#8221;ten açılmışken belirtmeden geçmemek gerek. Çerkezköy&#8217;de inşa edilmesine rağmen Corby 29 TR oldukça başarılı yarışlar çıkartıyor. Nitekim bugün de sınıfında ikincilik elde etti.<br />
<br />
Finiş hattına gelen Fairwind, starttaki fodepar düdüğünün kendisi için çaldığını öğrendi ama artık çok geçti. Ceza puanına razı oldu. <br />
<br />
<br />
MDK 2&#8217;DE DERECE SIRALAMASI<br />
<br />
18 DM&#8217;lik Moda-Caddebostan-Sivriada-Moda parkurundaki mücadelede derece sıralaması şöyle:<br />
<br />
IRC1 <br />
1. Provezza 5 (Ergin İmre) 13.51.57 <br />
2. UNO (Hasip Gencer) 14.17.06<br />
3. Provezza 6 (Ergin İmre) 14.01.48<br />
<br />
IRC2 <br />
1. Aggressivo-Kahve Dünyası (Mihri ErEş) 14.06.52<br />
2. Ciciko (Nikola Çerkezo) 14.19.30<br />
3. Uzun Yudum (Erhan Uzun) 14.17.16<br />
<br />
13 DM mesafeli Moda-Caddebostan-Kınalıada-Moda parkurundaki yarışta da aşağıdaki sonuçlar alındı:   <br />
<br />
IRC3 <br />
1. Sake (Hakan Börtecene) 13.21.09<br />
2. Corby 29 TR (Can Akbaşoğlu) 13.24.23<br />
3. Turkcell Alize (Sinan Sümer) 13.27.30<br />
<br />
IRC4<br />
1. Bandido (Mehmet İnal) 13.43.02<br />
2. JAS (OGEM Grup) 13.45.08<br />
3. i-marine Pamuk (Ejder Varol) 13.53.39<br />
<br />
IRC5<br />
1. Hımbıl (Serdar Öner) 14.04.22<br />
2. Karides (Nedim Zavaro) 14.23.09<br />
3. Nefes (Ercüment Yıldız) 15.00.47<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[27 Ağustos 2009, Sao Nicolau Adası]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=392</link>
			<pubDate>Sat, 29 Aug 2009 11:01:59 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=392</guid>
			<description><![CDATA[Issız Morderia koyunda gündüz yazı işleriyle uğraşırken, akşamüstleri de dalış yaptık. Sibel hayatında ilk defa zıpkınla burada daldı. Dalış kuralları gereği zıpkınla avlanırken tüp kullanılmıyor. Aslında burası gibi kimsenin olmadığı  ıssız yerlerde istediğini yapabilirsin. Karışan yok. Ancak su altı hayatına saygı duyan dalgıçlar tüple avlanmayı etik bulmuyorlar. Pek anlamam ama, sanırım avcılık kaidelerine göre de tüp kullanmak usule uygun değil. Tuzak kurmak, hayvanın gözüne ışık tutmak gibi racona aykırı bir hareket olarak kabul ediliyor. Neyse&#8230; Sibel ilk dalışından iri bir papağan balığıyla çıktı. Tekneye balığı uzatırken çok sevinçliydi. Akşam yemeğinden önce beyaz lop etlerini ufak ufak doğrayıp limon ve zeytinyağı ile çiğ balık hazırladım. Pek leziz oldu.<br />
<br />
Yıllardır dalmıyordum. Sibel'den heveslenip ertesi gün ben de daldım. Üç metre aşağısı balık kaynıyor. Herhalde bu sularda dalan yok. Balıklar zıpkının ucuna kadar sokulup bakıyorlar. Epey bir atış yaptım. Fakat hep karavana&#8230; Tüfeğin ucundaki balığa sıkıyorum, ama zıpkın ya önünden, ya arkasından ıskalayıp geçiyor. Canım sıkıldı. Bir sonraki gün üç başlı zıpkınla daldım. Önüme ne çıkarsa atmaya başladım. Bir buçuk saatlik çaba sonunda iki küçük taş balığıyla, bir trompet balığı vurdum. Hamamın namusu kurtulmuş oldu.<br />
<br />
25 Ağustos sabahı şafakla demir aldık. Rotamız 65 mil batıdaki Sao Nicolau Adası. Rüzgâr yok. İki yanımızda bizimle yarışan yunuslar, motorla gidiyoruz. Yunusların bazısı ok gibi sudan fırlıyor. Kuyruğu da sudan kesildikten sonra 'paatt' diye bir ses çıkararak karın üstü suya düşüyor. Akşamüstü Sao Nicolau'nun yüksek dağları pruvamızda belirdi. Güneş batarken adanın güney doğusundaki, sarp yamaçların eteğine kurulu Carraçal adlı köyün önüne demirledik. Sarı boyalı kutu gibi taş evler yan yana dizilmiş, denizi seyrediyorlar.<br />
<br />
Sabah botu atıp sahile çıktık. Köyün çocukları koşarak, köylerine gelen bu beyaz derili yabancıları karşıladılar. Göz alabildiğine uzanan boz renkli kıraç topraklarla çevrili köyün sokaklarında dolaşmaya başladık. Köy bir zamanlar çalışan, ama şimdi kapanıp binaları harabeye dönmüş bir ton balığı konservesi fabrikasının etrafına kurulmuş. Daha ilk adımlarda artık Carraçal'ın çok fakir bir köy olduğu anlaşılıyor. Sıska keçiler, üzgün bakışlı oğlaklar, tavuklar, ördekler köyün sokaklarında bezgin bezgin dolaşıyorlar. Kuru bir ağacın gölgesine sığınmış bir inek gördük. Derisi kemiğine yapışmış hayvancağız bakımsızlıktan eşek sıpası kadar kalmış.<br />
<br />
Köylüler belli ki paraca çok fakirler, ama buna karşılık güler yüzlüler. Kimse bir şey satmaya çalışmıyor (ortada satılacak bir şey de yok ya). Yanlarından geçerken dostça gülümseyerek "Buenos Dias" diye selam veriyorlar. Erkeklerin ellerinde pilli radyolar var. Sokaklarda anteni açılmış bu radyolarla dolaşıyorlar.  Kapı önlerinde oturan kadınların ise kucaklarında bir çocuk&#8230; Çoğunun bir tane de karnında taşıdığı belli oluyor. Çocuk bolluğu için Sibel, "Fakir eğlencesi&#8230;" diyor. Köyde akşamları saat 10'dan sonra jeneratör kapatılıyor. Elektrikler kesilip de köy karanlığa gömülünce, anlaşılan yapacak başka işleri kalmıyor!<br />
<br />
Öğleden sonra demirimizi alıp 20 mil batıdaki Tarrafal'a doğru yol verdik. Kuzeyden esen rüzgâr sağanaklarda 7 kuvvete kadar çıkıyor. Ancak karadan estiği için deniz kaldırmıyor. Birinci camadandaki ana yelken ve küçültülmüş cenovayla hızımız bazen 8.5 knot'a kadar yükseliyor. Akşamüstü Taffaral'ın önüne, 13 metre derinliğe demirliyoruz.<br />
<br />
Henüz karaya çıkmadık. Tekneden gördüğümüz kadarıyla sırtını kahverengi kayalık dağlara yaslamış, kasaba büyüklüğünde bir yerleşim. Carraçal'ın aksine itici bir görüntüsü var. Üç, dört katlı sıvasız binalar&#8230; Kiminin denize bakan yanı düz duvar, tek bir pencere dahi yok. Kimi alacalı, bulacalı renklere boyanmış cephesi, lobuta benzeyen oymalı balkon korkulukları ile Türkiye'de de görmeye alışık olduğumuz, eline biraz para geçmiş zevksiz adam, evleri. Bu yazıyı bu akşam sailmail ile sevgili Ersan Erkol'a yollayacağım. Yarın da botla karaya çıkacağız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Issız Morderia koyunda gündüz yazı işleriyle uğraşırken, akşamüstleri de dalış yaptık. Sibel hayatında ilk defa zıpkınla burada daldı. Dalış kuralları gereği zıpkınla avlanırken tüp kullanılmıyor. Aslında burası gibi kimsenin olmadığı  ıssız yerlerde istediğini yapabilirsin. Karışan yok. Ancak su altı hayatına saygı duyan dalgıçlar tüple avlanmayı etik bulmuyorlar. Pek anlamam ama, sanırım avcılık kaidelerine göre de tüp kullanmak usule uygun değil. Tuzak kurmak, hayvanın gözüne ışık tutmak gibi racona aykırı bir hareket olarak kabul ediliyor. Neyse&#8230; Sibel ilk dalışından iri bir papağan balığıyla çıktı. Tekneye balığı uzatırken çok sevinçliydi. Akşam yemeğinden önce beyaz lop etlerini ufak ufak doğrayıp limon ve zeytinyağı ile çiğ balık hazırladım. Pek leziz oldu.<br />
<br />
Yıllardır dalmıyordum. Sibel'den heveslenip ertesi gün ben de daldım. Üç metre aşağısı balık kaynıyor. Herhalde bu sularda dalan yok. Balıklar zıpkının ucuna kadar sokulup bakıyorlar. Epey bir atış yaptım. Fakat hep karavana&#8230; Tüfeğin ucundaki balığa sıkıyorum, ama zıpkın ya önünden, ya arkasından ıskalayıp geçiyor. Canım sıkıldı. Bir sonraki gün üç başlı zıpkınla daldım. Önüme ne çıkarsa atmaya başladım. Bir buçuk saatlik çaba sonunda iki küçük taş balığıyla, bir trompet balığı vurdum. Hamamın namusu kurtulmuş oldu.<br />
<br />
25 Ağustos sabahı şafakla demir aldık. Rotamız 65 mil batıdaki Sao Nicolau Adası. Rüzgâr yok. İki yanımızda bizimle yarışan yunuslar, motorla gidiyoruz. Yunusların bazısı ok gibi sudan fırlıyor. Kuyruğu da sudan kesildikten sonra 'paatt' diye bir ses çıkararak karın üstü suya düşüyor. Akşamüstü Sao Nicolau'nun yüksek dağları pruvamızda belirdi. Güneş batarken adanın güney doğusundaki, sarp yamaçların eteğine kurulu Carraçal adlı köyün önüne demirledik. Sarı boyalı kutu gibi taş evler yan yana dizilmiş, denizi seyrediyorlar.<br />
<br />
Sabah botu atıp sahile çıktık. Köyün çocukları koşarak, köylerine gelen bu beyaz derili yabancıları karşıladılar. Göz alabildiğine uzanan boz renkli kıraç topraklarla çevrili köyün sokaklarında dolaşmaya başladık. Köy bir zamanlar çalışan, ama şimdi kapanıp binaları harabeye dönmüş bir ton balığı konservesi fabrikasının etrafına kurulmuş. Daha ilk adımlarda artık Carraçal'ın çok fakir bir köy olduğu anlaşılıyor. Sıska keçiler, üzgün bakışlı oğlaklar, tavuklar, ördekler köyün sokaklarında bezgin bezgin dolaşıyorlar. Kuru bir ağacın gölgesine sığınmış bir inek gördük. Derisi kemiğine yapışmış hayvancağız bakımsızlıktan eşek sıpası kadar kalmış.<br />
<br />
Köylüler belli ki paraca çok fakirler, ama buna karşılık güler yüzlüler. Kimse bir şey satmaya çalışmıyor (ortada satılacak bir şey de yok ya). Yanlarından geçerken dostça gülümseyerek "Buenos Dias" diye selam veriyorlar. Erkeklerin ellerinde pilli radyolar var. Sokaklarda anteni açılmış bu radyolarla dolaşıyorlar.  Kapı önlerinde oturan kadınların ise kucaklarında bir çocuk&#8230; Çoğunun bir tane de karnında taşıdığı belli oluyor. Çocuk bolluğu için Sibel, "Fakir eğlencesi&#8230;" diyor. Köyde akşamları saat 10'dan sonra jeneratör kapatılıyor. Elektrikler kesilip de köy karanlığa gömülünce, anlaşılan yapacak başka işleri kalmıyor!<br />
<br />
Öğleden sonra demirimizi alıp 20 mil batıdaki Tarrafal'a doğru yol verdik. Kuzeyden esen rüzgâr sağanaklarda 7 kuvvete kadar çıkıyor. Ancak karadan estiği için deniz kaldırmıyor. Birinci camadandaki ana yelken ve küçültülmüş cenovayla hızımız bazen 8.5 knot'a kadar yükseliyor. Akşamüstü Taffaral'ın önüne, 13 metre derinliğe demirliyoruz.<br />
<br />
Henüz karaya çıkmadık. Tekneden gördüğümüz kadarıyla sırtını kahverengi kayalık dağlara yaslamış, kasaba büyüklüğünde bir yerleşim. Carraçal'ın aksine itici bir görüntüsü var. Üç, dört katlı sıvasız binalar&#8230; Kiminin denize bakan yanı düz duvar, tek bir pencere dahi yok. Kimi alacalı, bulacalı renklere boyanmış cephesi, lobuta benzeyen oymalı balkon korkulukları ile Türkiye'de de görmeye alışık olduğumuz, eline biraz para geçmiş zevksiz adam, evleri. Bu yazıyı bu akşam sailmail ile sevgili Ersan Erkol'a yollayacağım. Yarın da botla karaya çıkacağız.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İstanbul Boğazı&#8217;nda süzüldüler]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=391</link>
			<pubDate>Sat, 29 Aug 2009 09:10:21 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=391</guid>
			<description><![CDATA[İstanbul&#8217;dan başlayacak olan Avrupa&#8217;nın en büyük yelken etkinliğine katılacak olan tekneler dün İstanbul Boğazı&#8217;nda yelken bastı. <br />
<br />
Bir önceki yazımızda dediğimiz gibi biz &#8220;orada&#8221; olamadık. Ama sevgili dostumuz Ayşegül Torun sahile &#8220;mevzilenmiş&#8221; bir durumda &#8220;konukları&#8221; bekliyordu. Boğaz parkurundaki gösteri yarışını Foncia ile Michel Desjoyeaux kazandı.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
İstanbul Boğazı&#8217;ndaki parkur aslında IMOCA 60&#8217;lar için &#8220;sıkıntılı&#8221; koşullar içeriyordu. Bir yanda akıntı, diğer yanda sıkı orsa gerektiren bir seyir onlara göre değildi. <br />
<br />
<br />
<br />
Aslında bu durumu parkuru inceleyen kaptanlar organizasyona bildirince rota değiştirildi ve gösteri yarışı iki bölüme ayrıldı. <br />
<br />
Boğazda bir anlamda &#8220;nazlı nazlı süzülerek&#8221; sahildeki meraklılara kendilerini &#8220;gösteren&#8221; tekneler, daha sonra yeteneklerini Ahırkapı-Fenerbahçe arasındaki &#8220;zamana karşı hız&#8221; yarışında sergilediler.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Fotoğraflar: Ayşegül TORUN]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İstanbul&#8217;dan başlayacak olan Avrupa&#8217;nın en büyük yelken etkinliğine katılacak olan tekneler dün İstanbul Boğazı&#8217;nda yelken bastı. <br />
<br />
Bir önceki yazımızda dediğimiz gibi biz &#8220;orada&#8221; olamadık. Ama sevgili dostumuz Ayşegül Torun sahile &#8220;mevzilenmiş&#8221; bir durumda &#8220;konukları&#8221; bekliyordu. Boğaz parkurundaki gösteri yarışını Foncia ile Michel Desjoyeaux kazandı.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
İstanbul Boğazı&#8217;ndaki parkur aslında IMOCA 60&#8217;lar için &#8220;sıkıntılı&#8221; koşullar içeriyordu. Bir yanda akıntı, diğer yanda sıkı orsa gerektiren bir seyir onlara göre değildi. <br />
<br />
<br />
<br />
Aslında bu durumu parkuru inceleyen kaptanlar organizasyona bildirince rota değiştirildi ve gösteri yarışı iki bölüme ayrıldı. <br />
<br />
Boğazda bir anlamda &#8220;nazlı nazlı süzülerek&#8221; sahildeki meraklılara kendilerini &#8220;gösteren&#8221; tekneler, daha sonra yeteneklerini Ahırkapı-Fenerbahçe arasındaki &#8220;zamana karşı hız&#8221; yarışında sergilediler.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Fotoğraflar: Ayşegül TORUN]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İstanbul Europa Race&#8217;e görkemli gece]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=390</link>
			<pubDate>Sat, 29 Aug 2009 09:08:41 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=390</guid>
			<description><![CDATA[Startı bugün saat 12.00&#8217;da Ahırkapı&#8217;dan verilecek Avrupa&#8217;nın en büyük yelken yarışı için dün gece Ortaköy&#8217;deki Four Seasons Hotel&#8217;de bir açılış yemeği verildi. <br />
<br />
İstanbul Boğazı&#8217;nın kıyısında kokteyl ile başlayan gece açık havada yenen yemekte yapılan konuşmalarla devam etti ve İstanbul Boğaz Trofesi ödüllerinin dağıtılması ile sona erdi.<br />
<br />
<br />
<br />
Açılışta bir konuşma yapan Devlet Bakanı ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Koordinasyon Kurulu Başkanı Hayati Yazıcı, İstanbul ile Fransa arasına yapılacak bu yelken yarışının ülkeler kültürleri için büyük önem taşıdığını belirtti. <br />
<br />
<br />
<br />
Yelkenin oldukça farklı bir spor dalı olduğunu belirten Bakan Yazıcı, bu etkinliği hayata geçiren organizasyonda emeği geçen herkesi kutladı.<br />
<br />
Daha sonra söz alan Organizasyon Komitesi Başkanı Cumali Varer de, &#8220;Şu anda ismini vermek istemiyorum, pek çok eski bürokrat bu organizasyonun hayata geçirilmesi için yoğun emek harcadı. Kendilerine teşekkür ediyorum&#8221; dedi.<br />
<br />
Ardından bugünkü yarışlara katılan kaptanlar ve ekipler sıra ile podyuma davet edildi. Kaptanlar birlikte oldukları takım arkadaşlarını konuklara tanıttı.<br />
<br />
<br />
<br />
Bugünkü derece sıralaması şöyle:<br />
<br />
1. Michel Desjoyeaux (Foncia)<br />
2. Kito de Pavant (Groupe Bel) <br />
3. Guillermo Altadill (1876) <br />
4. Jean Pierre Dick (Paprec Vibrac) <br />
5. Roland Jourdain (Veolia) <br />
6. Marc Thiercelin (DCNS)<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Startı bugün saat 12.00&#8217;da Ahırkapı&#8217;dan verilecek Avrupa&#8217;nın en büyük yelken yarışı için dün gece Ortaköy&#8217;deki Four Seasons Hotel&#8217;de bir açılış yemeği verildi. <br />
<br />
İstanbul Boğazı&#8217;nın kıyısında kokteyl ile başlayan gece açık havada yenen yemekte yapılan konuşmalarla devam etti ve İstanbul Boğaz Trofesi ödüllerinin dağıtılması ile sona erdi.<br />
<br />
<br />
<br />
Açılışta bir konuşma yapan Devlet Bakanı ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Koordinasyon Kurulu Başkanı Hayati Yazıcı, İstanbul ile Fransa arasına yapılacak bu yelken yarışının ülkeler kültürleri için büyük önem taşıdığını belirtti. <br />
<br />
<br />
<br />
Yelkenin oldukça farklı bir spor dalı olduğunu belirten Bakan Yazıcı, bu etkinliği hayata geçiren organizasyonda emeği geçen herkesi kutladı.<br />
<br />
Daha sonra söz alan Organizasyon Komitesi Başkanı Cumali Varer de, &#8220;Şu anda ismini vermek istemiyorum, pek çok eski bürokrat bu organizasyonun hayata geçirilmesi için yoğun emek harcadı. Kendilerine teşekkür ediyorum&#8221; dedi.<br />
<br />
Ardından bugünkü yarışlara katılan kaptanlar ve ekipler sıra ile podyuma davet edildi. Kaptanlar birlikte oldukları takım arkadaşlarını konuklara tanıttı.<br />
<br />
<br />
<br />
Bugünkü derece sıralaması şöyle:<br />
<br />
1. Michel Desjoyeaux (Foncia)<br />
2. Kito de Pavant (Groupe Bel) <br />
3. Guillermo Altadill (1876) <br />
4. Jean Pierre Dick (Paprec Vibrac) <br />
5. Roland Jourdain (Veolia) <br />
6. Marc Thiercelin (DCNS)<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[&#8220;Yanımdaki çok talihli bir adam&#8221;]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=389</link>
			<pubDate>Sat, 29 Aug 2009 09:07:58 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=389</guid>
			<description><![CDATA[İstanbul Europa Race için verilen akşam yemeğinde ünlü isimler vardı. Bunlardan biri de Milliyet Gazetesi yazarı ve Şeffaf Oda programını hazırlayan Güneri Civaoğlu idi.<br />
<br />
Onu, Groupe Bel teknesinin kaptanı Kito de Pavant ile sohbet ederken gördük. Öyle koyu bir sohbete dalmışlardı ki yanlarına yaklaştığımızı görmediler, fotoğraf çektiğimizi fark etmediler.<br />
<br />
<br />
<br />
Güneri Civaoğlu&#8217;na, &#8220;Fotoğrafınızı çektik. Siz gazetecisiniz. Buna bir resimaltı yazacak olsanız ne derdiniz?&#8221; diye sorduk. Düşünmeden, &#8220;Çok talihli bir adam&#8221; yazardım cevabını verdi.<br />
<br />
<br />
<br />
&#8220;Neden talihli?&#8221; diye ikinci bir soru sorduk. Denize ve yelkene tutkunluğu bilinen, hatta Türkiye&#8217;nin geçmiş yıllarda yatçılıkla ilgili ilk dergisini yayınlayan Güneri Civaoğlu şöyle karşıladı:<br />
<br />
&#8220;Yanımdaki çok talihli bir kişi. Çünkü denizlerin üzerinde yaşıyor, çünkü tek başına dünyayı dolaştı. Özgür bir macera adamı.&#8221;<br />
<br />
Civaoğlu daha sonra Groupe Bel ekibi ile aynı masaya oturdu ve sohbete orada devam etti.<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İstanbul Europa Race için verilen akşam yemeğinde ünlü isimler vardı. Bunlardan biri de Milliyet Gazetesi yazarı ve Şeffaf Oda programını hazırlayan Güneri Civaoğlu idi.<br />
<br />
Onu, Groupe Bel teknesinin kaptanı Kito de Pavant ile sohbet ederken gördük. Öyle koyu bir sohbete dalmışlardı ki yanlarına yaklaştığımızı görmediler, fotoğraf çektiğimizi fark etmediler.<br />
<br />
<br />
<br />
Güneri Civaoğlu&#8217;na, &#8220;Fotoğrafınızı çektik. Siz gazetecisiniz. Buna bir resimaltı yazacak olsanız ne derdiniz?&#8221; diye sorduk. Düşünmeden, &#8220;Çok talihli bir adam&#8221; yazardım cevabını verdi.<br />
<br />
<br />
<br />
&#8220;Neden talihli?&#8221; diye ikinci bir soru sorduk. Denize ve yelkene tutkunluğu bilinen, hatta Türkiye&#8217;nin geçmiş yıllarda yatçılıkla ilgili ilk dergisini yayınlayan Güneri Civaoğlu şöyle karşıladı:<br />
<br />
&#8220;Yanımdaki çok talihli bir kişi. Çünkü denizlerin üzerinde yaşıyor, çünkü tek başına dünyayı dolaştı. Özgür bir macera adamı.&#8221;<br />
<br />
Civaoğlu daha sonra Groupe Bel ekibi ile aynı masaya oturdu ve sohbete orada devam etti.<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Startı Başbakan Erdoğan verecek]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=388</link>
			<pubDate>Sat, 29 Aug 2009 09:06:41 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=388</guid>
			<description><![CDATA[İstanbul Europa Race&#8217;de bugün start günü. 1450 deniz mili mesafeli ilk etap olan İstanbul-Nice mücadelesi için saat 12.00&#8217;da IMOCA 60 sınıfı tekneler yelkenlerini basacak.<br />
<br />
Ahırkapı önünden başlayacak yarışın startını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan verecek. Erdoğan, gece düzenlenen davete gönderdiği mesajda &#8220;Yelken eğlenceli bir spor&#8221; demişti.<br />
<br />
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı&#8217;nın ana sponsorluğunda gerçekleşecek ve İstanbul&#8217;dan başlayıp yaklaşık bir ay sonra Fransa&#8217;nın Atlantik okyanusu kıyısındaki sahil kenti Brest&#8217;te sona erecek yarışın startının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından verileceği dün geceki yemek sırasında açıklandı.<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İstanbul Europa Race&#8217;de bugün start günü. 1450 deniz mili mesafeli ilk etap olan İstanbul-Nice mücadelesi için saat 12.00&#8217;da IMOCA 60 sınıfı tekneler yelkenlerini basacak.<br />
<br />
Ahırkapı önünden başlayacak yarışın startını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan verecek. Erdoğan, gece düzenlenen davete gönderdiği mesajda &#8220;Yelken eğlenceli bir spor&#8221; demişti.<br />
<br />
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı&#8217;nın ana sponsorluğunda gerçekleşecek ve İstanbul&#8217;dan başlayıp yaklaşık bir ay sonra Fransa&#8217;nın Atlantik okyanusu kıyısındaki sahil kenti Brest&#8217;te sona erecek yarışın startının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından verileceği dün geceki yemek sırasında açıklandı.<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[IMOCA ekiplerini Marmara zorlayacak]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=387</link>
			<pubDate>Thu, 27 Aug 2009 20:24:22 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=387</guid>
			<description><![CDATA[Zamana karşı hız yarışının yapılacağı saatlerde hava yabancı ekiplerin seveceği türden&#8230; Kuzeydoğu&#8217;dan 13-15 knot hızla esecek. Cumartesi günkü start saatinde ise 13-14 knot dolayında. Ama Cumartesi&#8217;yi Pazar&#8217;a bağlayan gece Marmara&#8217;da 0.3 knot&#8217;a düşecek.  <br />
<br />
Moda Deniz Kulübü yarışı sırasında Pazar günü parkurda 13 knot&#8217;lık rüzgar görülüyor.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Önümüzdeki üç gün boyunca İstanbul yelken adına hareketli günler yaşayacak. Yarın İstanbul Europa Race&#8217;e katılacak IMOCA 60&#8217;ların gösteri yarışı var. Cumartesi günü de Nice etabının startı verilecek. 30 Ağustos Pazar günü de TAYK-Moda Deniz Kulübü&#8217;nün yat yarışı yapılacak.<br />
<br />
<br />
ÖĞLE SAATLERİNDE RÜZGARLAR &#8220;İYİ&#8221;<br />
<br />
Hava tahmin raporları genel olarak rüzgarların şu ana kadar devam ettiği gibi süreceğini gösteriyor. IMOCA 60&#8217;ların yarın Ahırkapı-Fenerbahçe arasındaki zamana karşı hız yarışını yapacakları saatlerde bölgede Kuzeydoğu&#8217;dan 15 knot&#8217;lık bir hava öngülüyor.<br />
<br />
İstanbul-Nice etabının startının verileceği Cumartesi günü saat 12.00 sıralarında ise bölgede 13-14 knot&#8217;lık Kuzeydoğu rüzgarı hakim olacak. Bu hava Marmara açıklarında ilerleyen saatlere kadar devam edecek.<br />
<br />
<br />
MARMARA&#8217;DA GECE HAVA KALIYOR<br />
<br />
Ancak saat 22.00&#8217;dan itibaren Marmara genelinde hava kalıyor. Rüzgarın hızı 0.3 knot&#8217;a kadar düşecek. Marmara&#8217;da hava sabah saat 10.00&#8217;dan itibaren tekrar artmaya başlayacak. Ege&#8217;de ise rüzgardan yana bir sıkıntı yok.<br />
<br />
TAYK-Moda Deniz Kulübü Kupası&#8217;nın ikinci yarışının yapılacağı 30 Ağustos Pazar günü ise parkurda 7-13 knot arası Kuzeyli rüzgarlar yarışçıları karşılayacak. Hava az bulutlu, sıcaklık ise 28-30 derece dolayında seyredecek.<br />
<br />
<br />
WINDFINDER&#8217;A GÖRE RÜZGAR<br />
(30 Ağustos 2009 Pazar)<br />
<br />
09.00: Kuzeydoğu 6 knot<br />
12.00: Kuzeydoğu 7 knot<br />
15.00: Kuzey-Kuzeydoğu 12 knot<br />
18.00: Kuzeydoğu 13 knot<br />
<br />
<br />
WINDGURU&#8217;YA GÖRE RÜZGAR<br />
(30 Ağustos 2009 Pazar)<br />
<br />
09.00: Kuzeydoğu 5 knot<br />
12.00: Kuzeydoğu 7 knot<br />
15.00: Kuzey-Kuzeydoğu 12 knot<br />
18.00: Kuzeydoğu 13 knot<br />
<br />
Ancak UGRIB start saatinde Windfinder ve Wiindguru&#8217;ya göre daha fazla rüzgar gösteriyor. UGRIB&#8217;e göre saat 12.00 sıralarında 13.7&#8217;lik rüzgar olacak.<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Zamana karşı hız yarışının yapılacağı saatlerde hava yabancı ekiplerin seveceği türden&#8230; Kuzeydoğu&#8217;dan 13-15 knot hızla esecek. Cumartesi günkü start saatinde ise 13-14 knot dolayında. Ama Cumartesi&#8217;yi Pazar&#8217;a bağlayan gece Marmara&#8217;da 0.3 knot&#8217;a düşecek.  <br />
<br />
Moda Deniz Kulübü yarışı sırasında Pazar günü parkurda 13 knot&#8217;lık rüzgar görülüyor.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Önümüzdeki üç gün boyunca İstanbul yelken adına hareketli günler yaşayacak. Yarın İstanbul Europa Race&#8217;e katılacak IMOCA 60&#8217;ların gösteri yarışı var. Cumartesi günü de Nice etabının startı verilecek. 30 Ağustos Pazar günü de TAYK-Moda Deniz Kulübü&#8217;nün yat yarışı yapılacak.<br />
<br />
<br />
ÖĞLE SAATLERİNDE RÜZGARLAR &#8220;İYİ&#8221;<br />
<br />
Hava tahmin raporları genel olarak rüzgarların şu ana kadar devam ettiği gibi süreceğini gösteriyor. IMOCA 60&#8217;ların yarın Ahırkapı-Fenerbahçe arasındaki zamana karşı hız yarışını yapacakları saatlerde bölgede Kuzeydoğu&#8217;dan 15 knot&#8217;lık bir hava öngülüyor.<br />
<br />
İstanbul-Nice etabının startının verileceği Cumartesi günü saat 12.00 sıralarında ise bölgede 13-14 knot&#8217;lık Kuzeydoğu rüzgarı hakim olacak. Bu hava Marmara açıklarında ilerleyen saatlere kadar devam edecek.<br />
<br />
<br />
MARMARA&#8217;DA GECE HAVA KALIYOR<br />
<br />
Ancak saat 22.00&#8217;dan itibaren Marmara genelinde hava kalıyor. Rüzgarın hızı 0.3 knot&#8217;a kadar düşecek. Marmara&#8217;da hava sabah saat 10.00&#8217;dan itibaren tekrar artmaya başlayacak. Ege&#8217;de ise rüzgardan yana bir sıkıntı yok.<br />
<br />
TAYK-Moda Deniz Kulübü Kupası&#8217;nın ikinci yarışının yapılacağı 30 Ağustos Pazar günü ise parkurda 7-13 knot arası Kuzeyli rüzgarlar yarışçıları karşılayacak. Hava az bulutlu, sıcaklık ise 28-30 derece dolayında seyredecek.<br />
<br />
<br />
WINDFINDER&#8217;A GÖRE RÜZGAR<br />
(30 Ağustos 2009 Pazar)<br />
<br />
09.00: Kuzeydoğu 6 knot<br />
12.00: Kuzeydoğu 7 knot<br />
15.00: Kuzey-Kuzeydoğu 12 knot<br />
18.00: Kuzeydoğu 13 knot<br />
<br />
<br />
WINDGURU&#8217;YA GÖRE RÜZGAR<br />
(30 Ağustos 2009 Pazar)<br />
<br />
09.00: Kuzeydoğu 5 knot<br />
12.00: Kuzeydoğu 7 knot<br />
15.00: Kuzey-Kuzeydoğu 12 knot<br />
18.00: Kuzeydoğu 13 knot<br />
<br />
Ancak UGRIB start saatinde Windfinder ve Wiindguru&#8217;ya göre daha fazla rüzgar gösteriyor. UGRIB&#8217;e göre saat 12.00 sıralarında 13.7&#8217;lik rüzgar olacak.<br />
<br />
<br />
Kaynak: TurkSail]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dünyanın gözü İstanbul&#8217;da!]]></title>
			<link>http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=386</link>
			<pubDate>Thu, 27 Aug 2009 20:23:11 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.yelkendunyasi.net/showthread.php?tid=386</guid>
			<description><![CDATA[Dünyadaki yelken tutkunlarının gözü yarın İstanbul&#8217;da olacak. Zira Vendee Globe ile dünya çevresini dolaşan &#8220;yarış makineleri&#8221; yarın İstanbul&#8217;da bir gösteri yarışı yapacak.<br />
<br />
Cumartesi günü ise İstanbul Europa Race&#8217;in startı var. Saat 12.00&#8217;da verilecek startla üç etaptan oluşan toplam 3 bin 870 deniz mili mesafeli büyük mücadele başlayacak.<br />
<br />
<br />
<br />
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı&#8217;nın ana sponsorluğunda düzenlenen İstanbul-Brest arasındaki Avrupa&#8217;nın en büyük yelken yarışına artık saatler kaldı. Ancak bundan önce IMOCA 60 sınıfı 6 yelkenlinin yarın İstanbul&#8217;da bir gösteri yarışı olacak.<br />
<br />
Gerek gösteri yarışı, gerek büyük yarışın startı NTV&#8217;den naklen yayınlanacak.<br />
<br />
Her iki etkinlikle ilgili olarak bugün Ataköy&#8217;deki Yarış Köyü&#8217;nde bir basın toplantısı düzenlendi.  <br />
<br />
<br />
&#8220;İSTANBUL&#8217;UN TANITIMINA KATKI SAĞLAYACAK&#8221;<br />
<br />
Basın toplantısında konuşan, etkinlik ana sponsoru İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Genel Sekreteri Yılmaz Kurt; &#8220;Bu uluslararası etkinliğin Avrupa ülkeleri arasında sosyokültürel, ekonomik ve çevreci yönleriyle yeni bağlar oluşturacağına ve denizcilik kültürümüz açısından büyük değer yaratacağına yürekten inanıyoruz&#8221; dedi.<br />
<br />
Kurt, dünyanın en önemli yelkencilerinin, Avrupa kıtasının etrafında bir ay boyunca "İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti" bayrağı ile dolaşacak olmasının da aynı zamanda 2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti İstanbul'un tanıtımına da büyük bir katkı sağlayacağını belirtti.<br />
<br />
<br />
YARIŞ FRANSA&#8217;DA BİTECEK<br />
<br />
İstanbul Europa Race Organizasyon Komitesi Başkanı Cumali Varer ise Avrupa&#8217;nın en prestijli yelken yarışının İstanbul&#8217;dan başlamasından büyük mutluluk duyduklarını belirterek şunları söyledi: <br />
<br />
&#8220;Yarış 28 Ağustos&#8217;ta İstanbul Boğaz Trofesi ile başlayacak. 29 Ağustos&#8217;ta ise yelkenliler İstanbul Ahırkapı&#8217;dan Nice&#8217;e doğru yola çıkacak. Yarış Kuzey Fransa&#8217;da Brest kentinde sona erecek.&#8221;<br />
<br />
<br />
YARIŞ HEYECANI SANAL ORTAMDA<br />
<br />
Yarışa sanal olarak katılım da mümkün: <br />
<br />
http://www.istanbuleuroparace.com adresine kayıt olanlar internet oyunu sayesinde, bir ay süreyle İstanbul Europa Race filosuyla aynı deniz ve rüzgar koşullarında sanal olarak teknenin kaptanlığı yapabilecek.<br />
<br />
İstanbullu yelkenseverlerden çoğı şu ana kadar kayıtlarını tamamlamış durumda ve &#8220;start&#8221; işaretini bekliyorlar. <br />
<br />
<br />
4 MİLYON EURO&#8217;LUK TEKNELER<br />
<br />
Ataköy Marina&#8217;daki pontonlarında yarış saatini bekleyen ve fiyatları 1 ile 4 milyon Euro arasında değişen IMOCA 60 (International Monohull Class Association) sınıfı tekneler İstanbul sularında ilk kez yelken basacak.<br />
<br />
Özellikle Vendee Globe gibi hiç durmadan ve destek almadan kıtalararası uzun rotalar için tasarlanan bu teknelerin görünümleri da normal yarış yelkenlilerine göre oldukça farklı. Bükülebilir salmaları, asimetrik kanatları, keskin hatları, uzun güverte gurcataları ile kendini belli eden ve &#8220;Open 60&#8221; olarak da anılan bu tekneler &#8220;tek kişi&#8221; tarafından kullanılıyor.<br />
<br />
Ancak İstanbul Europa Race&#8217;te teknelerde kaptan hariç 5 kişilik ekip bulunacak.<br />
<br />
<br />
<br />
YARIŞIN ÜNLÜ KAPTANLARI<br />
<br />
MICHEL DESJOYEAUX: Dünyanın en önemli yelkencileri arasında gösterilen &#8220;Profesör&#8221; lakaplı Michel Desjoyeaux İstanbul Europa Race&#8217;e teknesi Foncia ile katılıyor. Desjoyeaux,  son Vendee Globe&#8217;u büyük bir farkla birinci olarak tamamlamış ve şampiyon olmuştu.<br />
<br />
ROLAND JOURDAIN: Veolia teknesi ile yarışa katılan yelkenci Roland Jourdain da Fransa&#8217;nın önde gelen yelkencileri arasında yer alıyor. <br />
<br />
KITO de PAVANT: Groupe Bel teknesi ile yarışa katılacak olan Kito de Pavant&#8217;ın çok sayıda Figaro şampiyonluğu bulunuyor. <br />
<br />
JEAN PIERRE DICK: Yarışa katılan bir diğer iddialı kaptan ise Jean Pierre Dick&#8230; Paprec Vibrac teknesinin kaptanı Dick daha önce yapılan Barcelona World Race&#8217;i birinci olarak bitirdi. <br />
<br />
GUILLERMO ALTADIL: 1876 teknesi ile yarışacak olan Guillermo Altadill de değişik teknelerle birçok dünya turu yarışında yer almış tecrübeli bir isim. <br />
<br />
MARC THIERCELIN: Fransa&#8217;nın önde gelen yarışmacılarından Marc Thiercelin ise DCNS teknesi ile yarışıyor. Thiercelin, Open 60 tekneleriyle özellikle &#8216;Around Alone&#8217; adlı tek kişilik dünya turu yarışlarını 2 defa ikinci olarak tamamladı.<br />
<br />
<br />
<br />
PROGRAM<br />
<br />
28 Ağustos Cuma<br />
10.00: Ataköy Marina'dan hareket<br />
12.00-13.00: İstanbul Boğazı/Sarayburnu-Akıntıburnu arasında seyir.<br />
13.15-14:30: Ahırkapı Bankı feneri-Fenerbahçe Sığlık Çakarı (Digavsing) arasında saate karşı hız yarışı<br />
15.30: Ataköy Marina'ya dönüş<br />
(Etkinlik 13.00-14.00 satleri arasında NTV&#8217;den naklen yayınlanacak)<br />
<br />
29 Ağustos 2009 Cumartesi<br />
10.00: Ataköy Marina'dan hareket<br />
12.00: Start (Ahırkapı Bankı feneri)<br />
(ROTA: Fenerbahçe Sığlık çakarı (Digavsing) iskelede-Caddebostan izleyici şamandırası sancakta-Çanakkale Boğazı&#8230;)<br />
(Programın bu bölümü 12.00-13.00 saatleri arasında NTV&#8217;den naklen yayınlanacak)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Dünyadaki yelken tutkunlarının gözü yarın İstanbul&#8217;da olacak. Zira Vendee Globe ile dünya çevresini dolaşan &#8220;yarış makineleri&#8221; yarın İstanbul&#8217;da bir gösteri yarışı yapacak.<br />
<br />
Cumartesi günü ise İstanbul Europa Race&#8217;in startı var. Saat 12.00&#8217;da verilecek startla üç etaptan oluşan toplam 3 bin 870 deniz mili mesafeli büyük mücadele başlayacak.<br />
<br />
<br />
<br />
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı&#8217;nın ana sponsorluğunda düzenlenen İstanbul-Brest arasındaki Avrupa&#8217;nın en büyük yelken yarışına artık saatler kaldı. Ancak bundan önce IMOCA 60 sınıfı 6 yelkenlinin yarın İstanbul&#8217;da bir gösteri yarışı olacak.<br />
<br />
Gerek gösteri yarışı, gerek büyük yarışın startı NTV&#8217;den naklen yayınlanacak.<br />
<br />
Her iki etkinlikle ilgili olarak bugün Ataköy&#8217;deki Yarış Köyü&#8217;nde bir basın toplantısı düzenlendi.  <br />
<br />
<br />
&#8220;İSTANBUL&#8217;UN TANITIMINA KATKI SAĞLAYACAK&#8221;<br />
<br />
Basın toplantısında konuşan, etkinlik ana sponsoru İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Genel Sekreteri Yılmaz Kurt; &#8220;Bu uluslararası etkinliğin Avrupa ülkeleri arasında sosyokültürel, ekonomik ve çevreci yönleriyle yeni bağlar oluşturacağına ve denizcilik kültürümüz açısından büyük değer yaratacağına yürekten inanıyoruz&#8221; dedi.<br />
<br />
Kurt, dünyanın en önemli yelkencilerinin, Avrupa kıtasının etrafında bir ay boyunca "İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti" bayrağı ile dolaşacak olmasının da aynı zamanda 2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti İstanbul'un tanıtımına da büyük bir katkı sağlayacağını belirtti.<br />
<br />
<br />
YARIŞ FRANSA&#8217;DA BİTECEK<br />
<br />
İstanbul Europa Race Organizasyon Komitesi Başkanı Cumali Varer ise Avrupa&#8217;nın en prestijli yelken yarışının İstanbul&#8217;dan başlamasından büyük mutluluk duyduklarını belirterek şunları söyledi: <br />
<br />
&#8220;Yarış 28 Ağustos&#8217;ta İstanbul Boğaz Trofesi ile başlayacak. 29 Ağustos&#8217;ta ise yelkenliler İstanbul Ahırkapı&#8217;dan Nice&#8217;e doğru yola çıkacak. Yarış Kuzey Fransa&#8217;da Brest kentinde sona erecek.&#8221;<br />
<br />
<br />
YARIŞ HEYECANI SANAL ORTAMDA<br />
<br />
Yarışa sanal olarak katılım da mümkün: <br />
<br />
http://www.istanbuleuroparace.com adresine kayıt olanlar internet oyunu sayesinde, bir ay süreyle İstanbul Europa Race filosuyla aynı deniz ve rüzgar koşullarında sanal olarak teknenin kaptanlığı yapabilecek.<br />
<br />
İstanbullu yelkenseverlerden çoğı şu ana kadar kayıtlarını tamamlamış durumda ve &#8220;start&#8221; işaretini bekliyorlar. <br />
<br />
<br />
4 MİLYON EURO&#8217;LUK TEKNELER<br />
<br />
Ataköy Marina&#8217;daki pontonlarında yarış saatini bekleyen ve fiyatları 1 ile 4 milyon Euro arasında değişen IMOCA 60 (International Monohull Class Association) sınıfı tekneler İstanbul sularında ilk kez yelken basacak.<br />
<br />
Özellikle Vendee Globe gibi hiç durmadan ve destek almadan kıtalararası uzun rotalar için tasarlanan bu teknelerin görünümleri da normal yarış yelkenlilerine göre oldukça farklı. Bükülebilir salmaları, asimetrik kanatları, keskin hatları, uzun güverte gurcataları ile kendini belli eden ve &#8220;Open 60&#8221; olarak da anılan bu tekneler &#8220;tek kişi&#8221; tarafından kullanılıyor.<br />
<br />
Ancak İstanbul Europa Race&#8217;te teknelerde kaptan hariç 5 kişilik ekip bulunacak.<br />
<br />
<br />
<br />
YARIŞIN ÜNLÜ KAPTANLARI<br />
<br />
MICHEL DESJOYEAUX: Dünyanın en önemli yelkencileri arasında gösterilen &#8220;Profesör&#8221; lakaplı Michel Desjoyeaux İstanbul Europa Race&#8217;e teknesi Foncia ile katılıyor. Desjoyeaux,  son Vendee Globe&#8217;u büyük bir farkla birinci olarak tamamlamış ve şampiyon olmuştu.<br />
<br />
ROLAND JOURDAIN: Veolia teknesi ile yarışa katılan yelkenci Roland Jourdain da Fransa&#8217;nın önde gelen yelkencileri arasında yer alıyor. <br />
<br />
KITO de PAVANT: Groupe Bel teknesi ile yarışa katılacak olan Kito de Pavant&#8217;ın çok sayıda Figaro şampiyonluğu bulunuyor. <br />
<br />
JEAN PIERRE DICK: Yarışa katılan bir diğer iddialı kaptan ise Jean Pierre Dick&#8230; Paprec Vibrac teknesinin kaptanı Dick daha önce yapılan Barcelona World Race&#8217;i birinci olarak bitirdi. <br />
<br />
GUILLERMO ALTADIL: 1876 teknesi ile yarışacak olan Guillermo Altadill de değişik teknelerle birçok dünya turu yarışında yer almış tecrübeli bir isim. <br />
<br />
MARC THIERCELIN: Fransa&#8217;nın önde gelen yarışmacılarından Marc Thiercelin ise DCNS teknesi ile yarışıyor. Thiercelin, Open 60 tekneleriyle özellikle &#8216;Around Alone&#8217; adlı tek kişilik dünya turu yarışlarını 2 defa ikinci olarak tamamladı.<br />
<br />
<br />
<br />
PROGRAM<br />
<br />
28 Ağustos Cuma<br />
10.00: Ataköy Marina'dan hareket<br />
12.00-13.00: İstanbul Boğazı/Sarayburnu-Akıntıburnu arasında seyir.<br />
13.15-14:30: Ahırkapı Bankı feneri-Fenerbahçe Sığlık Çakarı (Digavsing) arasında saate karşı hız yarışı<br />
15.30: Ataköy Marina'ya dönüş<br />
(Etkinlik 13.00-14.00 satleri arasında NTV&#8217;den naklen yayınlanacak)<br />
<br />
29 Ağustos 2009 Cumartesi<br />
10.00: Ataköy Marina'dan hareket<br />
12.00: Start (Ahırkapı Bankı feneri)<br />
(ROTA: Fenerbahçe Sığlık çakarı (Digavsing) iskelede-Caddebostan izleyici şamandırası sancakta-Çanakkale Boğazı&#8230;)<br />
(Programın bu bölümü 12.00-13.00 saatleri arasında NTV&#8217;den naklen yayınlanacak)]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>